MARTILAR
Martıları izlerken başarının sırrını fark ettim: kalıcı başarı bir anda değil, adım adım ve döne döne yükselerek gelir. Sabır, denge ve hedefler üzerine.
Martıları izlerken başarının sırrını fark ettim: kalıcı başarı bir anda değil, adım adım ve döne döne yükselerek gelir. Sabır, denge ve hedefler üzerine.
Her hikâye, insanın kendi adını söylemesiyle başlardı. Adım Feraye; mutluluğun uzaklarda olduğuna inanılmayan bir evde büyüdüm. Annemle babam birbirlerini…
Küçükken çocukluğumuzda oynadığımız bir oyun vardı. Birlikte rekabet etmenin bile keyif verdiği oyunlardan biriydi. Bilenler bilir; “Aklımda” denirdi adına…
O gün yoğun kar yağmıştı. Hava, dışarı çıkmak için oldukça soğuktu. Karla kaplı bembeyaz olan sokak, bir kartpostalı andırıyordu. Melek, beresini, atkısını…
Bayram akşamı yemek sonrası tüm aile salondaydık. Anneciğimin sesi telaşlı geliyordu yine. Özenle açtığı baklavaları bize tattırmanın derdindeydi. Belki de “…
Denizin güneşle buluşması gözleri kamaştırıyordu. Kokusu ise insanın içine işliyordu. Mavinin alabildiğine berraklığı nasıl da rahatlatıyordu. Gökyüzüyle…
Hayatın içinde maraton varmış gibi zamana yetişmeye çalışıyordu. Saatlerle hatta dakikalarla yarışan bir anneydi Lale. Antrenör olmak zaten yeterince hareketli…
" Aman çocuğum, kırkı çıkmadan gösterme kimseye gösterme !" Oğlum doğduğunda annemin ilk cümlesi bu oldu. Kırk derken kırk günden bahsediyordu. Bir ay on gün…
Eskiden "genç" denince akla heyecan gelirdi. Hayalleri, koşturmaları vardı, kabına sığmazlardı. Hayatın akışında kendilerine de bir yer bulmaya çalışırlardı…
Sevgili Günlük Penceremizin önündeki kiraz ağacı bu sene de gelinliğini giyinmiş. Öyle güzel salınıyor rüzgâr karşısında. Her seferinde güzelliğiyle ayrı, yere…
" Merhaba avukat kızım. " diyerek içeri girdi Halit amca. Sözü dinlenen, insana değer veren bir aile dostumuzdu. Şimdiye kadar ise hiç avukatlık işi olmamıştı…
Masanın altında sağ dizini zıplattığını hem görüyor hem duyabiliyorduk. Sofrada bile sakin oturamıyor, iki lokma yiyip odasına koşuyordu. “Okul nasıl geçti?”…
Çok sevdiğim çantamı ararken, gözüm eski fotoğraf albümüne ilişti. Üzeri biraz tozlanmış, cildi yıpranmıştı. “ Yıllara meydan okuyorum!” dercesine sapasağlam…
“Ah ne hayallerim vardı oysa ki!” İnsanlar bazen uzun uzun hayaller kurarlar. Yapacaklarını, ulaşmak istediklerini imgeler ve gerçekleşeceğine inanırlar. Hayal…
“Önümüzdeki hafta sergi açılışına bekliyorum.” diyordu kapı komşum. “ Gelirsen gerçekten çok sevinirim .” cümlesini de bir tebessümle ekliyordu. Davetinde çok…
Ortalık tam bir keşmekeş gibiydi. İğne atsan yere düşmez bir kalabalık vardı. Öyle kalabalıktı ki insan yürümekte bile güçlük çekiyordu. Bir de bitmeyecekmiş…
Migren ağrısını, acısını bilenler bilir. İnsanın kafası sıkıştırılıyor gibi olur. Dünya durur, sadece o ağrı kalır. Gözü, kulağı basınçlı bir şeye maruz…
Bazı kelimelerin yazımı kısa ancak anlamı derin olabiliyor. Bunlardan biri de " yön" kelimesi. " Yön " kelimesi, hayatın içinde yol bulmak için kullanılıyor…
Sohbet ederken vaktin nasıl geçtiğini anlamadık. Biraz yorucu ama ikimiz için de keyifli bir yolculuktu. Cam kenarında oturduğum için gözüm denizin maviliğine…
Bir gün öğretmenim tahtaya yan yana birçok sıfır çizmişti. Her biri, insana ait olan bir şeyi ifade ediyordu. Biri aile, biri sağlık, biri maddiyat ve…
Bu günlerde çokça konuşulan konular arasında başkalarından umduklarımız var. Arkadaş gruplarında, ilişkilerde veya ailede olsun konu eninde sonunda bu isteklere…
Parmak uçları piyanonun tuşlarına yağmur damlaları gibi düşüyor. Asimetrik “ Pıt pıtlar ” kendi içinde bir ritim oluşturuyor. Öyle bir ritim ki vuruşların…
Elimi usulca kadife kaplamanın üzerinde gezdirdim. Parmak uçlarım üzerindeki minik incilere takıldı. Rengi geçen yılların hakkını vermiş olmalı ki biraz…
Diğer günler gibi rutin bir sabahtı. Çocukları yataklarından adeta kazıyarak uyandırmak yine canımı sıktı. " Gece yatmak bilmez, sabah kalkmak bilmezsiniz !"…
Soğuk kış günleri yerini bahara bırakıyor. Yanlarından geçerken bahar müjdesi çiçeklere takılıyor gözüm. Ne güzel görünüyorlar. Koca bir kışın geçtiğini ve her…
Çoğu ebeveyn çocuk yetiştirirken elindeki imkanları adeta seferber eder. Konforlu bir hayat sunabilmek için var gücüyle çalışır. Bazen bu konfor o kadar fazla…
"Bir tel dolabı vardı nenemin. Mutfaktaki kap kacaklarını oraya koyardı. Başka da bir şeyi yoktu tontonumun." “ Tontonum” diye severdi babam anneannesini…
Sokak kapısının kilidini açtıktan sonra hafifçe içeri doğru ittim. Beni antrede ilk karşılayan yine portmantonun açık kapağı oldu. Rengi biraz solmuş bu kapak…
Doğaya baktığımızda her canlının ihtiyaç üzerine hareket ettiğini görürüz. Güçlü bir aslan, hasta olan ceylanı avlamak için hamle yapar. Ona üzülmez, beklemez…
Sevgili günlük; Bugün ne oldu biliyor musun? Anneannemin evlatları gibi bakıp büyüttüğü çiçeklerinden birine çarptım. Hani şu her gün onlarla bıkmadan konuştuğu…
“Yavrum! Kapat şu televizyonu! Bakamayacağım daha fazla; yazık küçücük kuş ne kadar debelendi.” “Başka türlü nasıl öğrenecekti ki anne? Neyse, bir yorgunluk…
"Tebrikler hamilesiniz!" cümlesiyle başlar annelik. Erkekler bebeği kucağına aldıklarında baba olduklarını anlarlar. Kadınlar ise bebeği henüz karınlarında…
Masanın altında sağ dizini zıplattığını hem görüyor hem duyabiliyorduk. Sofrada bile sakin oturamıyor, iki lokma yiyip odasına koşuyordu. “Okul nasıl geçti?”…
"Zaman her şeyin ilacıdır" deriz. Böylelikle acıların unutulacağının, yaraların kabuk bağlayacağının sözünü veririz. Oysa zaman sadece acılarla ilerlemez. Hatta…
Işıl ışıl bakan gözleriyle sorularının cevabını bekliyordu. Uyumadan önce yaptığımız bu kısa sohbetler, fark etmeden hayatımızın rutini olmaya başlamıştı. Bazen…
Daha ofise adımını atar atmaz telefonu çalmaya başladı. Ekrana baktığında arayanın eşi Ahmet olduğunu gördü. Öyle bir gürültü vardı ki, Ahmet’in sesini zor…
Güneş batıyor, gün sona yaklaşıyordu. Suzan akşam yemeklerini hazırlamış, ev halkının gelmesini bekliyordu. Herkesin sofrada toplanması nadir olurdu ama o yine…
“Asıl etkilenmeniz gereken şey kaos değil, düzendir.” Nergis ağzı açık ders i dinliyordu. Kocaman bir “iyi ki” göğsünde yükseliyordu. İyi ki kimseye kulak…
Sabahın ilk ışıklarıyla güne başlamıştı. Evin tüm camlarını açmış, temiz havayı bütün eve doldurmuştu. Bu saatlerde yaptığı işler sanki daha hızlı bitiyormuş…