
Ziyaret
Sohbet ederken vaktin nasıl geçtiğini anlamadık. Biraz yorucu ama ikimiz için de keyifli bir yolculuktu. Cam kenarında oturduğum için gözüm denizin maviliğine takılıyordu. Alabildiğine uzak ve sakin görünüyordu. Mavinin birkaç tonu ve beyazın huzur veren dinginliği vardı. Koşturmacanın içinde farkına varamadığımız güzellikleri tekrar keşfediyorduk sanki.
“Yaşarlarken anne babanın kıymetini bil. Kaybettiğinde geç oluyor, benim öyle olmuştu.” dedi arkadaşım. Gözleri dolunca çantasındaki kahve termosuna uzandı eli. Anılarıyla birlikte kahvesini de paylaştı benimle.
Hayat bize ne anlatıyor
Arkadaşlarımın anlattıklarını bugün neden duymuş olabilirim diye düşündüm. Aklıma babamla yaptığımız son konuşma geldi. Sık sık ziyaret etmediğimiz için sitem etmişti. Her ne kadar çalıştığımızı ve çocukların okulu olduğunu söylesem de ikna olmuyordu. Bazen yetiştiremediğimiz o kadar işlerimiz oluyordu ki fırsat bulamıyorduk. Kendimce haklıydım, zaman kısıtlı, yapılacak iş çoktu. Oysa evin büyükleri olarak beklentilerinin olması normaldi. Peşi sıra sebeplerimi anlatmaya çalışıyordum kendimce. O ise dedemle olan anılarından bahsediyordu.
Dedeciğim son zamanlarında hastalığından dolayı zor bir süreç geçirmişti. Kullandığı ilaçlar onu biraz yıpratmış, zayıf düşürmüştü. Öyle ki iki elini birden kullanmakta güçlük çekiyordu. Babam neredeyse her akşam iş çıkışı uğrar, ziyaret ederdi. Evde onunla ilgilenen insanlar olmasına rağmen içi rahat etmezdi. O zamanlar gelip bizde kalmasını çok istemişti dedemin. Büyüklerin de kendi evlerinde kalmak gibi ısrarları var sanırım. Bir türlü ikna edemedi babacığını. Birlikte yaşadığımız dönemleri bu yüzden unutamıyordu. Evin büyüklerinin olduğu dönemde tek başına bütün aileye bakıyordu. “Onlar evin bereketi kızım.” diyordu.

Onunla bir çocuk gibi ilgilenirdi. Yıkar, paklar, giydirir yemeğini yedirirdi. Hastalığından dolayı biraz aksileşmişti dedem. Bazen söylediklerini unutur, tekrar tekrar aynı şeyi anlatırdı. Kızar, bağırır sonra hemen unuturdu. Babacığım her şeye rağmen sabırla dinlerdi. Bazı geceler başında bekler, gece adeta nöbet tutardı. Tüm bunları severek ve isteyerek yaptığını biliyordum.
Ailenin derinlere uzanan kökleri
Bizim için de evin büyükleriyle büyümek güzel bir anıydı. Onların yaşantısına tanıklık etmek aslında bizi hayata hazırlamıştı. Kitaplarda yazmayan ama yaşamın içinde gerekli olan kuralları öğrenmiştik. Bunların hepsinin ancak bir aile olunduğunda öğrenildiğini fark ettim.
Şimdi ise aklımda cevaplanmamış soruları tekrar soruyorum kendime. Aile büyüklerimle olan ilişkime ne kadar dikkat ediyorum? Sahiden onlarla olan ilişkime emek veriyor muyum? İnsan ancak emek verdiği bir şeye kıymet verir. Emek verdikçe anlamaya, tanımaya başlar. En sağlam temeller ailede birlikte çaba göstererek atılır. Ben büyüklerimle yeterince ilgileniyor muydum?

Onlar ailemizin çınarları, hayatı öğrendiğimiz, kökleriyle bizleri besleyen insanlar. Bu farkındalığı çocuklarıma ne kadar aktarabildiğimi düşünüyorum sonra. Zira kökleri sağlam olan ağacın dalları kurusa da sarsılmaz. Onlara kökleriyle bağ kurabilmeleri için yollar açmam gerekiyor. Güvenli ve sağlam bağlar emek istiyor. O hâlde büyüklerimize günümüzden, sohbetimizden ve zamanımızdan pay vermenin çoktan vakti geldi mi?
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (23)
Tülin Denizci dedi ki
13 Temmuz 2026Hızla akıp giden zamanın içinde gerçekten de büyüklerimize yeterince zaman ayıramıyoruz.
Görkem Akın dedi ki
14 Temmuz 2026Büyüklerimiz ve onların deneyimleri o kadar kıymetli ki. fırsatımız varken onlarla olmak, vakit geçirmek gerekiyor.
Asile dedi ki
14 Temmuz 2026"Aile büyüklerim ile iliskilerime ne kadar dikkat ediyorum?"
Düşündürücü ve etkileyici bir yazı.A.C. dedi ki
14 Temmuz 2026Bu yazı bana kendi büyüklerimi hatırlattı. Yoğunluk bahanesiyle ertelediğimiz ziyaretlerin ne kadar değerli olduğunu yeniden düşündürdü. Emeğinize sağlık, çok güzel bir yazı olmuş
Seçilen Öztürk dedi ki
14 Temmuz 2026Zamanı asıl kıymetli olanlara ayırmalıyız.
feyzanurmelek dedi ki
14 Temmuz 2026kıymetini bilmemiz gereken, en çok göz çektiğimiz yerlerde köklerimiz var.. Gidip ziyaret etme isteği uyandıran bir yazı.
almina dedi ki
14 Temmuz 2026sağlam bağlar kurabilmek bunun için emek vermek ne kadar önemli. çoğu zaman güncel olaylara dalıp gidiyoruz. birbirimizle bağ kurabilmek için emek vermeyi atlıyoruz.
Kadriye dedi ki
14 Temmuz 2026Dönemin en büyük problemi,ya büyüklerimiz hasta yatakta sevdiklerini bekliyor yada cam kenarında onların kıymetini bilmek ve sevgiyle ilgilenmek ümidiyle
Meltem UZUN dedi ki
14 Temmuz 2026Aile bağı bizim en güçlü bağımız olması gerekirken, güçlü bağ kurmanın birbirimizin ihtiyacını gidermekten geçtiğini unutuyoruz çoğu zaman...
İpek K dedi ki
14 Temmuz 2026Günümüzde bırakın anne babayı, çekirdek ailemizle bile ilgilenemediğimizden yakınır olduk. İş, arkadaş, geçim derken zamana suç atar olduk. Oysa eskiden büyüklerimizle kalabalık ailelerde yaşarken bunların hepsi yine vardı, ama herkes birbiriyle ilgileniyordu, birbirinden haberi vardı, ilgisi vardı. Keşkelerimizi arttırmamak için büyüklerimize yakın olmalıyız. Onlar güven demek, samimiyet demek, huzur demek, sığınılacak liman demek, destek demek, desteklemek demek, eksik olanı tamamlamak demek, güç demek, merhamet demek, geçmişten geleceğe bağ demek.
İ. Erdem dedi ki
14 Temmuz 2026Büyükler evin bereketi. Onlar hayatayken onlarla geçirilen zaman çok kıymetli. Onlarla birarada büyüyen torunlar için de çok güzel deneyimler ... İyiki...
Selmin hamidioğlu dedi ki
14 Temmuz 2026Herşeyin kıymetini kaybettikten sonra anlıyor olmak ne kadar acı.
İnsan da olsa böyle, imkan da olsa böyle 🥺Özlem Ö. dedi ki
14 Temmuz 2026Ailenin büyükleriyle beraber büyüyen çocukların farkı aslında köklerinden beslenmesi, bağ kurması...ne kadar önemli.
Nurdan A. dedi ki
15 Temmuz 2026Büyüklerimize tıpkı onların da biz çocukken bize emek verdiği gibi emek vermemiz onları da çok mutlu edecektir ama günlük hayatta kaybolup gidiyoruz çoğu zaman belki özel günler dışında akraba ziyaretleri büyükleri arama fırsatı olmuyor bile.
selçuk canbilek dedi ki
15 Temmuz 2026Çocukluğunda bağ kuramadığımız evlatlarımızdan yaşlanınca ilgi bekliyoruz. Aslında çocuk yetiştirirken aileye bedel ödetmediğimiz için ailenin kıymeti anlaşılamıyor ve hayat bireyselleşmeye başlıyor. Hayat birliktelikle daha güzel.
Gülay dedi ki
15 Temmuz 2026Aileyle kurulan güçlü bağlar insanın aidiyet duygusunu geliştiriyor. Büyüklerimize zaman ayırmak günümüzdeki koşturmaca ve başkaca eğlenceli etkinliklerin yanında zor gelse de o sağlam bağları kurabilirsek kendimizi daha güçlü hisseder çocuklarımıza da güzel örnek oluruz.
Hatice B. dedi ki
17 Temmuz 2026İnsan çocukluğunda ailesiyle güçlü bağlar kuramadığında yetişkinliğinde de zorlanabiliyor. Oysa bu zorlanmaya rağmen, henüz ailemiz hayatta iken değerlerini bilmeli, onlarla iyi geçinmenin yolunu bulabilmeli ve buna emek vermeliyiz. Böylelikle kendi kuracağımız yuvada da kökleri sağlam ilişkiler kurulabiliriz.
Pınar Ç. dedi ki
20 Temmuz 2026Kök beslenmeden ağaç nasıl meyve versin?
Büşra D. dedi ki
20 Temmuz 2026İhtiyaç duyduklarımızı kaybedince anlamamız acı bir tecrübe sahiden, aile olabilmek insanın sahip olduğu en güzel imkanlardan
Hilal dedi ki
23 Temmuz 2026Evet, maalesef ölüm gelmeden farkına varmıyoruz çoğu şeyin
Tülin Y. dedi ki
30 Temmuz 2026Aile büyüklerimiz sağken zamandan onlara da pay vermek, onlardan deneyim transferi almak ; hem vefa borcumuz hem de çocuklarımıza bırakacağımız en sağlam köktür.
Melike Ç. dedi ki
2 Ağustos 2026Köklerimize gereken değeri vermemiz gerekiyor. Hakkını vermeliyiz büyüklerimizin.
Hazal Y. dedi ki
7 Ekim 2026Büyükler evin bereketini arttırır. Onlardan güzel deneyimler almak çok kıymetli.