Tüketimin Sessiz Yorgunluğu

Tüketimin Sessiz Yorgunluğu

Tüketimin Sessiz Yorgunluğu

2 dk okuma

Diğer günler gibi rutin bir sabahtı. Çocukları yataklarından adeta kazıyarak uyandırmak yine canımı sıktı. "Gece yatmak bilmez, sabah kalkmak bilmezsiniz!"  derken buldum kendimi. Annemin cümlelerini sık kullanmaya başladım. Gün geçtikçe ona mı benziyordum ne? İnsan bazı cümleleri yıllarca duyunca, sanırım içinde taşımaya başlıyordu. Bir zamanlar anlam veremediğim şeyleri, şimdi kendim yapıyordum.

Çocukları yolcu ettikten sonra, eşimin evden çıkmasını bekledim. Normalde hep aynı saatlerde giderdi, nasıl olduysa oyalandı. Biraz geç çıkacağını söyledi, sonrasında bir kahve yapmamı istedi. Bütün evi taze kahve kokusu kapladı. Tam kahvesini içiyordu ki, bir anda kapı çaldı. Gelen kurye, son yaptığım alışverişi teslim etti. Kapıyı kapatır kapatmaz eşimin meraklı bakışlarıyla göz göze geldim. "Tahmin ettiğim şeyler değildir umarım." dercesine yüzüme bakıyordu. O an elimdeki poşetler bir anda gözüme daha ağır görünmeye başladı. Birkaç dakika önce heyecanlandığım şeyleri gereksizmiş gibi hissettim. O gün, günlük işlerle geçip gitti. Lakin aylarca bu anı düşünerek kafamdaki sorulara yanıt aradım.

Gerçekten tüm bu aldıklarıma ihtiyacım var mıydı? Önünü alamadığım bu alışverişi neden yapmıştım? Tam da harcamalarımıza dikkat etmeye çalıştığımız bir dönemdi. İhtiyaç harici isteklerimizi almak için uğraşmazsak rahat edecektik. Eşim ne aldığımı sormuştu ve ben kendimi onu ikna etmeye çalışırken bulmuştum. Aslında kendimi ikna etmeye çalışmıştım. İnsan her zaman ihtiyacından dolayı alışveriş yapmıyordu. Sanki bazı günler can sıkıntısından kurtulmak için alışveriş yapıyordu.

Evden taşan eşyalar

Aldığıma benzer henüz kullanmadığım bir sürü çantam vardı. Sırf mutfağıma yakışır diye o fincanları almasam da olurdu. Halbuki taşınırken kaç tanesini elden çıkarmıştım. Yardıma gelen kuzenim dolaplara sığdıramamış, bir ton laf etmişti. O zaman da fazlalığın insanı yorduğunu düşünmüştüm. İnsan bazı şeyleri çabuk unutuyordu.

Sadece kendime almakla da kalmıyordum. Başkaları için de alışveriş yapmayı seviyordum. En başta tabii ki çocuklarım geliyordu. Oysa annem "Yavrum, ne anlar çocuk giyim kuşamdan." derdi. Sahiden de çocuklar çabuk büyüyorlardı ve neredeyse bir giydiğini bir daha giymiyorlardı. Bu kadar çeşide, bu kadar fazlalığa gerek var mıydı? Aldığım kıyafetler çocuğumdan sonra kaç çocuk daha büyütmüştü. Kullanılmayan bir sürü kıyafeti israf ettiğimi düşündüm. İnsan böyle yaparak acaba sevgisini mi göstermeye çalışıyordu? Oysa onların istediği biraz ilgi, biraz zamandı. 

Fazlalıkların bizden götürdükleri

Bu durumun hayatımda nerelere yayıldığını düşündüm. Aslında yaptığım tek hata kıyafet alışverişinde değildi. Zamanı da gereksiz yere harcıyordum. Çocuklarıma ayıracağım vakti, kendime faydası olmayan şeylere ayırıyordum. Kalitesiz geçirilen saatleri onlarla ilgilendiğim yarım saate yeğliyordum. Günün sonunda da yetişemediğim şeylere üzülüyordum. Yine de vaktimi nereye harcadığımı çoğu zaman fark etmiyordum.

Peki şimdi bu durumdan çıkmak için ne yapmalıyım?

Bu döngüyü kırmak zaman alacak biliyorum ama her türlü gereksiz kalabalıktan kurtulmalıyım. Fazlalıktan kurtulmanın bize iyi geleceğini hissediyorum. Bunun için tek yapmam gereken, ihtiyacım olmayan her şeyi hayatımdan çıkartmak. Bu kez kararlıyım, umarım başarabilirim.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (29)

  • Uğur K. dedi ki

    15 Haziran 2026

    İnsanın sınavı hep ihtiyacı ve isteği arasında oluyor. Gereksiz harcamalar için çıkan faturayı insan daha fazla çalışarak dengelemeye çalışıyor ama çok çalışmaktanda sevdiklerine vakit ayırmakta zorlanıyor malesef.

  • Nurdan A. dedi ki

    17 Haziran 2026

    Almak istediğimiz şeylere bira kaç defa dönüp bakmalı gerçek ihtiyaç mı bu.

  • Merve dedi ki

    17 Haziran 2026

    Günümüzde genel olarak insanların kapıldığı tüketim çılgınlığı var. Tükettiklerimiz gerçekten bizim ihtiyaçlarımız mı?

  • Almina dedi ki

    17 Haziran 2026

    Gerçekten gereksiz o kadar şey biriktirmişiz ki ihtiyaç sanmışız. Hepsi ne kadar yükmüş verdikçe anladık.

  • Faruk G. dedi ki

    17 Haziran 2026

    insanı alışveriş yapınca mutlu olacağını düşündüren NEDENleri neler...
    Anlık keyif olabilir mi...?
    Ne zaman anlıktan kurtulacağız acaba...???
    Ne zaman kurtulacağız, o zaman....

  • Melike Ç. dedi ki

    17 Haziran 2026

    Bir alışveriş yapayım da kafam dağılsın derken gerçekten dağılıyormuş :)

  • Büşra D. dedi ki

    17 Haziran 2026

    Gerçek bir eleme yöntemi olabilir hepimiz için; istek mi ihtiyaç mı? Fazlalıklarımızdan arındığımız kararlar alabildiğimiz hayat en konforlusu

  • Melek H dedi ki

    17 Haziran 2026

    Kullanılmayan eşyaların yıllarca yükünü çekiyoruz, sonra çöp olup gidiyorlar. En başında gereksiz yere tüketim çılgınlığı yaşamasak daha rahat edeceğiz ama insan anlayamıyor.

  • Seçilen Ö dedi ki

    17 Haziran 2026

    Bu farkındalığa varmamız dileğiyle keyifle okudum. Teşekkür ederim. İsraf ve gereksiz alışveriş çağımızın hastalığını yenmek en basitinden bütçemiz açısından çok faydalı.

  • feyzanur m dedi ki

    18 Haziran 2026

    ilk zamanlarda zor olsa da, insan fazlalıkları çıkardıkça elindekilerin daha kıymetli olduğunun farkına varıyor. Eşyam azken kıymetli ve işe yarar. Eşyam çokken sanki hiçbir şeyim yok işe yarayan... O zaman önce ne yapmalı? Nereden başlamalı?

  • Tülin D dedi ki

    18 Haziran 2026

    Çok fazla gereksiz harcama yapıyoruz ve çoğu zaman farkına bile vermiyoruz.Bazen de pişman oluyoruz ama iş işten geçmiş oluyor. İnsanın birşey almadan önce bir durup düşünmesi, bunun istek mi ihtiyaç mı olduğunu belirlemesi çok önemli.

  • A.C. dedi ki

    18 Haziran 2026

    Fazlalıkların sadece eşyalar değil, zamanımızı da tükettiğini çok güzel anlatmışsınız. Düşündüren bir yazı, emeğinize sağlık.

  • Ukbe U. dedi ki

    19 Haziran 2026

    İnsan daha fazla harcadıkça kendine yeni şeyler aldıkça daha çok mutlu olacağını düşünüyor. Bundan dolayı da kendini bunlara ihtiyacı varmış gibi ikna etmeye çalışıyor. Tıpkı tabağına ihtiyacından fazla yiyecek almak gibi. Sofraya oturduğunda her şeyden iki tabak yerim diyorsun ancak ihtiyacından fazlası hep hazımsızlık olarak sana geri dönüyor. Mutluluktan ziyade bir yük oluyor. Tüketirken sessiz bir yorgunluğa dönüşüyor.

  • Hatice B. dedi ki

    19 Haziran 2026

    İnsan her alışveriş yaptığında anlık olarak heyecanlanıp mutlu hissetse de hemen ardından içine de bir burukluk huzursuzluk geliyor. O zaman anlıyor ki gerçekten gerek var mıydı. Tüketimin her türlüsü TV sosyal medya alışveriş uyku vs anlık olarak mutlu etse de gün sonunda insanı mutsuz ediyor.

  • Sinem dedi ki

    19 Haziran 2026

    İnsan bir kere almaya başlayınca duramam sanıyor. Aldıkça alası da geliyor. Bu bir rutin oluyor. Ama bir fark ettiğinde de işler bambaşka oluyor. Sadece alışveriş yapması değil, hayatına gereksiz aldığı herşeyi gözden geçirip eleyebiliyor. Zamanı etkin ve kaliteli kullanmaya başlıyor. Hayat standardı yükseliyor. Rahatlıyor.

  • Gülay dedi ki

    19 Haziran 2026

    Tüketime bu kadar odaklandığımız bir dönemde aslında bizi ne kadar yorduğunun farkında değiliz. Hem maddi olarak hem de psikolojik olarak.

  • Funda dedi ki

    21 Haziran 2026

    Nekadarda maymun iştahlıyız kendimizi frenlememiz cok önemli aslında. Eşimi bu konuda örnek almam lazım🤭

  • Emine Arslan dedi ki

    21 Haziran 2026

    İstek mi ihtiyaç mı sorusu çok işe yarıyor alışveriş yaparken de elden eşyayı çıkartırken de. Hem başkasının ihtiyacını görüyor hem de o eşyayı daha rahat görüp kullanmamızı sağlıyor.

  • Pınar Ç. dedi ki

    22 Haziran 2026

    Bunu neden istiyorum diye sormaz olduk kendimize. Sonra da evlere sığamıyoruz diye şikayet ediyoruz.

  • Selmin hamidioğlu dedi ki

    22 Haziran 2026

    Alış veriş yapmak da bir bağımlılık gibi aslında, insan farkında olmuyor ve almadan duramaz hale gelebiliyor.

  • Fatma D dedi ki

    25 Haziran 2026

    Çok güzel bir yazı okurken keyifli yaşarken zor okurken ikna oluyor hak veriyor insan uygulamalarda zorlanıyoruz
    en kolay nereden başlanmalıydı???

  • Aynur B. dedi ki

    26 Haziran 2026

    İnsana fazlalıklar gerçekten yük olur. Sadeleşmeye karar verip tüm fazlalıklardan kurtuldukça üstünde yüklerin azaldığını hissederiz.

  • Büşra D. dedi ki

    28 Haziran 2026

    İhtiyacımızdan fazlasını alıyoruz bir de evlerimize sığamamaktan şikayet ediyoruz sahiden

  • Tuğba Ö. dedi ki

    28 Haziran 2026

    Hakikaten hiçbir yere sığmayan, çoğu şeyden memnun olmayan insanlar olmaya başladık. Bu gerçekten tüketimin sessiz yorgunluğu.

  • Asile dedi ki

    30 Haziran 2026

    alışverişin bazen ihtiyaçtan çok duygusal bir boşluğu doldurma çabasına dönüşmesi ve fazlalıkların sadece eşyalarla sınırlı kalmayıp zamanı da tüketmesi etkileyici bir yazı,teşekkürler.

  • Melek Hekimhan dedi ki

    13 Temmuz 2026

    Eve fazlalık eşyaları yığdıkça, kullanmamız gerekenleri de kullanamaz hale geliyoruz. O kargaşa da gerekliye ulaşamıyoruz.

  • Meltem UZUN dedi ki

    14 Temmuz 2026

    İnsan faydalı işlerle meşgul olmadığında, o tüketim sarmalına girdiğinde, tükettikçe tüketesi, aldıkça alası geliyor maalesef.. Halbuki sorsak kendimize "Bu isteğim mi ihtiyacım mı?" Tüketirken sadece ihtiyaçlarımıza odaklanınca, hayatı da, zamanı da, kendimizi de israf etmeyeceğiz..

  • Tülin y. dedi ki

    29 Temmuz 2026

    Çok tanıdık bir his. Bazen duygusal boşlukları eşyayla doldurmaya çalışırken asıl değerli olan zamanı ve huzurumuzu kaçırıyoruz. Harika bir farkındalık yazısı olmuş.Teşekkürler:)

  • Hazal Y. dedi ki

    7 Ekim 2026

    Fazlalıklar bizden zamanımızıda çalar, o zamanı bize daha iyi gelecek yerlere harcaya biliriz aslında. Çok doğru çok güzel emeğinize sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.