Küçük Adımlar

Küçük Adımlar

Küçük Adımlar

3 dk okuma

Işıl ışıl bakan gözleriyle sorularının cevabını bekliyordu. Uyumadan önce yaptığımız bu kısa sohbetler, fark etmeden hayatımızın rutini olmaya başlamıştı. Bazen büyümeye dair sorular soruyor, bazen de henüz adını koyamadığı duygularını ifade etmeye çalışıyordu. Çocukluğunun verdiği o saf ve duru hali, itiraf etmeliyim ki benim ruhuma da çok iyi geliyordu. Yetişkinlerin dünyasında böyle içten sohbetlere rastlamak pek mümkün değildi. Kızım artık büyümüş, babasıyla bir arkadaşı gibi sohbet ediyordu. Ne ara bu kadar büyüdüğünü hiç anlamıyor; her seferinde şaşırıyordum. 

İnsan bazen küçük bir çocuktan bile ne kadar çok öğreniyordu. İlk adımlarını atarken mesela; ne kadar da çabalıyordu. Önce emeklemeye çalışıyor, düşe kalka ilerliyor, sonra da adım atmaya çabalıyordu. Hayatta da sanki büyük adımlardan önce küçük adımların atılması gerektiğini bu olayla hatırlatır gibiydi. 

Bense bazen böyle, adım adım öğrenilmesi gerektiğini unutuyordum. Bu küçük şehre ailemle ilk geldiğimiz günleri hatırlıyorum da ne kadar zorlanmıştım. Endişelerim, hayal kırıklıklarım sanki ensemde beni takip ediyorlardı. Bir süre kimseyle görüşmek istememiştim. Sadece ben değil, çekirdek ailem de yeni bir yere adapte olmaya çalışıyordu. Onları da düşünmem, desteğe ihtiyaçları olduğunda çözüm üretmem gerekiyordu. Tıpkı sürüsünü toparlamaya çalışan bir aslan gibi. Şartlar ne olursa olsun pes etmiyor, mücadele etmeye devam ediyordu. Benim de mücadele etmem için bir imkân doğmuştu adeta. Ailemle beraber bu şehre alışmak zorundaydık. 

Hayatımın bir döneminde doğup büyüdüğüm şehri terk etmem gerekeceğini hiç düşünmemiştim. Aslında her şey ağabeyimle birlikte iş kurma fikri ile başladı. Artık kendi ayaklarımız üzerinde durmalı, kendi işimizi kurmalıydık. Bildiğimiz bir alanda ilerlemek istedik, biraz da buna güvendik. 

Başlangıçta her detayı beraberce oturup düşündük. Tutacağımız ofisten içindeki mobilyalara kadar her şey tam olmalıydı. Zaten bir kere oluyor diye en güzelini, en iyisini yapmaya çalışıyorduk. Öyle oldukça harcamaların ardı arkası da kesilmedi. Bu kadar detaylı planlama epey pahalıya mal olmuştu. O kadar çok harcama yapmıştık ki neredeyse tüm kaynakları tüketmek üzereydik. Ama zaten çalışıp fazlasını kazanırız diye düşündük.

Bu sefer de kendi kapasitemizin çok üstünde iş almaya başladık. Sözler veriyor ama zamanında teslim edemiyorduk. Borç harç bir zaman idare ettik ama artık ok yaydan çıkmak üzereydi. Bu başarısızlığı kabul etmemiz gerekiyordu. Elde avuçta olanları da satıp bu küçük şehre geldik. Eski düzenimizi ara ara özlediğim doğruydu. Yine de ailemle bir arada olmak paha biçilemez. Çünkü mutluluğun sahip olduğumuz imkanlarla ilgili olmadığını artık biliyorum.  Ve bir karar aldığımda sonuca ulaşmadan önce hayata zarf atmam gerektiğini de.

Bazen isteklerimiz doğrultusunda adeta hayata bodoslama dalarız. Sonunu düşünmek istemeden, bir an önce hedefimize ulaşmak isteriz. Hemen kazanç olsun, işler bir anda büyüsün diye bekleriz.  Oysa hayatın işleyişi öyle değildir. Hedefe ulaşmak için belli başlı yollardan geçmemiz gerekir. Tıpkı yürümeden önce emeklemeyi öğrenen bebek gibi. Başlangıcı zor, düşe kalka bir süreç bekler bizi. 

Bu nedenle hayat bizden bir karar aldığımızda önce ufak bir giriş yapmamızı bekler. Kazancın olabileceği gibi kayıpların da olabileceğini görmemizi ister. Çünkü ne kadar istesek de her karar lehimize olmayabilir. Bazen o karara hızlıca atılmak değil, sadece yaklaşmak gerekir.  Ufak adımlarla, sabrederek ve hayatın akışına uyum sağlayarak. Bu bizi, risk almaktan ve büyük kayıplar yaşamaktan da kurtarır. Çoğu zaman gözden kaçırsak da hayat her detayında küçük tüyolar verir insana. Eğer görmeyi becerebilirsek, bir bebek gibi yetiştirir.

İşin özünde; bir işe başlamadan önce ufak bir hamle yapabilmek vardır. Büyük heyecanlar yaşatmayan, büyük risklere de atmayan, küçük bir adım sadece. Yapılacak olan eylemin bir provası, ön izlemesi ya da fragmanı gibi. Olası hataları önden görebilmek ve tedbir alabilmek için. Ve insan; sandığından çok daha fazlasını o küçük adımla başarır aslında.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (42)

  • Gülçin dedi ki

    4 Mart 2026

    Gerçekten de öyle, çok büyük adımlar, kararlar her zaman ufacık bir hareketle başlıyor. En zor kısmı da o ilk adım.. İnsan yapınca en iyisini yapmak istediği için bekliyor ve erteliyor. İşte en bütük tuzak da bu…

  • Asile dedi ki

    4 Mart 2026

    Oysa insanoğlu ne kadar aceleci...

  • Nurdan A. dedi ki

    4 Mart 2026

    Hayatımın karanlık bir dönemine ışık tuttu bu yazı ne yapacağımı nasıl hareket edeceğimi bilmezken evet bazen her şey alt üst olur yeniden yeni bir yerde başlangıç yapmak gerekir hiç denemeden reddetmek de olmaz teşekkür ederim ✨

  • Faydalımen dedi ki

    5 Mart 2026

    Gerçekten çok güzel insan önce hayata zarf atması lazım bodoslama işe girdiği zaman maddi manevi birçok sıkıntılarla karşı karşıya kalabiliyor Bu da dönülmez süreçlere ya da özgüven yitirilmesine sebebiyet verebiliyor iyi ki bu bilgilerle tanıştık

  • Nur S. dedi ki

    6 Mart 2026

    Aile olmak için çok büyük kazançlara ihtiyaç yok ne güzel bir cümle. Bazen çok kazanalım derken ailemizi, onlarla geçireceğimiz zamanları kaybediyoruz.

  • Ayşe dedi ki

    6 Mart 2026

    Çok büyük hareketlerle başlamalıyız zannediyoruz ama aslında iş minik minik başlıyor gerçekten, küçük bir adım ne çok yol almamızı sağlıyor. Bir anlayabilsek...

  • Büşra D. dedi ki

    6 Mart 2026

    her şey tam olsun derken asıl yapması gerektiğini kaçırıyor demek ki insan; ona zor gelen o küçük adımı atmakla başlamak.. sırf bu sebepten ertelediğimiz neler vardır hayatımızda sahiden

  • Görkem dedi ki

    7 Mart 2026

    Küçük adımlar, uzun yola çıkan için önemsiz gibi gelebiliyor. Aslında gideceğin yeri görmek, içine sinerek ilerlemek için çok önemli olan bir detay. İnsan acele ettiğinden hızlıca olsun istiyor. Onu da yanıltan çoğu zaman bu.

  • Tülin Y dedi ki

    7 Mart 2026

    "Ve insan; sandığından çok daha fazlasını o küçük adımla başarır aslında."

    Çok doğru bir tespit. Demek ki bir işe bodoslama dalarak acele etmek yerine , hayata bir zarf atıp ön değerlendirme yapmak , ne kazanıp ne kazanacağımızı gösteriyormuş bize.

  • ED dedi ki

    7 Mart 2026

    Küçük adımlar bir sürece başlamakta zorlanan, uzun bir yola girerken endişelenen insana ümit veriyor. Kendisi küçük, etkisi çok büyük adımlarlar bunlar. Elinize emeğinize sağlık 🌸

  • Tülin D dedi ki

    7 Mart 2026

    Ne kadar da doğru . Hedefine ulaşmak, başarılı olmak için sabrederek ve hayatın akışına uyum sağlayarak ilerlemek gerekir.

  • Ekrem Ç. dedi ki

    8 Mart 2026

    İnsanoğlu gerçekten çok aceleci. Bir işe başladığında hep altın vuruş peşinde... İlk seferde büyük kazanç elde etme derdinde. Bu sebeple daha ilk hamlede varını yoğunu ortaya koyuyor ve tabii ki çoğunlukla kaybediyor. Sebebini de ya çevreye ya şartlara ya da kadere bağlıyor, maalesef...

  • Almina dedi ki

    9 Mart 2026

    Hakikaten düşününce, hayat, bize problemlerimizin çözümünün nasıl olacağıyla alakalı ne kadar da çok şey gösteriyor. Bir bebeğin büyümesinden. Bazen de bir tohumun filizlenmesinden. Öğrenmek isteyene, merak edene hiç bitmeyecek kadar çok...

  • Cansu M. dedi ki

    11 Mart 2026

    Küçük adımı kucumsememek gerek. Hayat kurtarıyor. Yanlış hamleden koruyor... Emeklerinize sağlık :)

  • Nurhan Trknr dedi ki

    11 Mart 2026

    Yapılacak olan eylemin bir provası, ön izlemesi ya da fragmanı gibi. Olası hataları önden görebilmek ve tedbir alabilmek için. 👏👏👏

  • Rana dedi ki

    12 Mart 2026

    Küçük adımlarla bir yere varamayacağı yanılgısı içinde insan. Böyle bitmez bu iş diyip her şeyi aynı anda yapmaya çalıştığı yerler ne kadar da fazla. En yanlış kararı da burada veriyormuş meğer. Ama dönüp yaşadıklarımıza bir baksak küçük küçük adımlarla nerelere gelmişiz aslında. Sonucundan en tatmin olduğumuz yerler hep oralar.

  • Seçilen Ö dedi ki

    14 Mart 2026

    İnsanın adım adım hedefini tanımlaması sonra da o hedef için çalışması ne kadar konforlu.

  • İpek K dedi ki

    16 Mart 2026

    “Ve insan; sandığından çok daha fazlasını o küçük adımla başarır aslında.”
    Her işe küçük adımlarla, küçük miktarlarla, azı küçümsemeden, kontrollü şekilde, derin sulara açılmadan kıyıda öğrenerek, koşmaya başlamadan yürüyerek hız almalı, imkanlarının hepsiyle değil bir kısmıyla başlamalı insan.

  • şafak b dedi ki

    17 Mart 2026

    imkanların tamamı ile girilen her türlü işte insan kaybettiğini bu kadar net anlayamayabiliyor bazen. yazı sımsıcak bir sabır hikayesi, yeniden başlamak için sebeplere yeniden bakmanın, batmış olan bir güneşin yeniden nasıl doğacağının stratejileri ile gösteriyor.

  • Işık dedi ki

    19 Mart 2026

    Zafer ilk adım ile başlıyor aslında. Azı küçümsemeden, hedefe uygun hemen yapabilir olan ile küçük bir hamle yapmak insanı harekete geçiriyor.

  • Rabia dedi ki

    29 Mart 2026

    O küçük adımlar sayesinde büyük adımlar atabilir hale gelir insan. Bebekken nasıl önce emekleyip sonra yürümeyi öğreniyorsa hayatın herhangi bir yerinde de bu şekilde işler süreç. Biz ise bir an önce büyüğe kavuşmak isteriz, ne var bunda yaparım deriz o büyük adımı atmaya çalışırken...

  • Faruk G. dedi ki

    8 Nisan 2026

    İnsan acele olsun hemen olsun derdindeyken atacağı adımı da karıştırıyor...
    Düşündüm taşındım diyor ama bir çok kez aklıyla değil duygusuyla düşünüyor:)))Ve gümmm...

  • Görkem A. dedi ki

    14 Nisan 2026

    Hemen her işte acele olsun, hemen olsun, bitiversin diye bekliyor insan. tıpkı çocuğun ilk yürüme denemelerinde olduğu gibi, ufak adımlarla, emin olarak ilerliyor olmak en doğru olanı.

  • Merve dedi ki

    1 Mayıs 2026

    İnsanın meyilinde acele etmek olunca hemen herşey istediği zaman da istediği şekilde olsun ister. Ama hayat insana hemen vermez. İstediği yerden istediği zamanda da vermeyebiliyor.
    Hayatımızda ne olursa olsun hep ön hazırlıkla başlamak kıymetli.

  • Tülin Y. dedi ki

    7 Mayıs 2026

    Büyük bir başarıya ulaşmanın yolu meğer küçük adımlarla başlamakmış:)

  • A.C. dedi ki

    11 Mayıs 2026

    Her şey bir anda olsun istiyoruz ve bu düşüncenin insana ne kadar yük bindirdiğini çok güzel anlatmışsınız

  • Nrana S. dedi ki

    16 Mayıs 2026

    Bir iş bir oluş içerisine gireceksek mutlaka uygulamamız gereken stratejiler... Bu bir ev işinden ticarete kadar olabilir. İnsan bilemeyince tüm gücüyle bir işe girmek istiyor. Kaleminize sağlık 🤍

  • Melike Ç. dedi ki

    16 Mayıs 2026

    İnsan yapmışken tam yapayım istiyor. Küçük adımlar atmak nedense büyük adımlardan daha zor geliyor.

  • Aynur B. dedi ki

    16 Mayıs 2026

    Zihinde bir ön hazırlık sonrasında işin mutfağında garson ile başlamak öğretiyor. Dışardan bakabilmek için ne çok yakın ne çok uzak olunmalıdır.
    Bu yüzden Küçük bir yerden bir işe başlandığında hata toleransını artırır.

  • Büşra D. dedi ki

    16 Mayıs 2026

    Geriye dönüp baktığımızda ufak ufakta olsa devamlı yaptığımız işlerin nereye vardığını görüyoruz bazen. İnsan hemen olsun istiyor ama devamlı ve sürekli olan adımları onu hayatta daha başarılı kılıyor…

  • Melda Akanlar dedi ki

    16 Mayıs 2026

    Eskilerin dediği gibi enine boyuna ölçüp biçmeden hareket etmek insana zaman kaybettiriyor.
    Kaybedilen zaman da genelde rn sevdiklerimizden çaldığımız zamana oluyor.

  • Emine A. dedi ki

    16 Mayıs 2026

    Başlangıçta o tohumu atabilmek önemli, o tohum yavaşta olsa büyüyecek.

  • Ece U. dedi ki

    16 Mayıs 2026

    İnsan acelecilikten kaybediyor, hemen her şey olsun istediği için zorlanıyor ve altından kalkamıyor. Aslında başlayacağımız işte aynı bir bebek gibi küçük adımlarla başlamalıyız. Büyük adımın verdiği zararda büyük olur. Küçük adımları küçümsemediğinde düşsen bile zararı küçük olduğu için geri kalmaya mecali oluyor insanın ve yolu büyük adım atandan daha çabuk bitirebiliyor. Hayati her yerinde kullanabileceğimiz bu yazı için teşekkür ederiz..

  • Kadriye dedi ki

    16 Mayıs 2026

    İnsanoğlu hep imkanın onu mutlu edeceğini zannederken asıl mutluluk, asıl imkan ailenin varlığı birlik ve beraberlik. Para bir şekilde yerine geliyor ama aile yerine konulamayacak bir imkan.

  • DÇ dedi ki

    17 Mayıs 2026

    Her yolculuk bir adımla başlar…

  • Melek Hekimhan dedi ki

    15 Haziran 2026

    Küçük adımlar, büyük başarıları getirendir. O küçüğü küçümsediğimiz ve emekleme seviyesinde olduğumuzu kabullenmediğimiz için hayatta goller yiyoruz.

  • Hatice B. dedi ki

    19 Haziran 2026

    O küçücük gördüğümüz basit adımlar aslında büyük olan adımları atabilmemizi sağlıyor.
    İnsanoğlunun aceleciliği hemen olsun istiyoruz. Oysa o bebeğin adımları gibi yavaş yavaş sırasıyla adım adım gerçekleştirdiğimizde hedefimize daha sağlam adımlarla çok kayıplar vermeden varabiliyoruz.
    Her daim düşünmemizi sağlayan bu yazıların devamı hep gelsin. Emeğinize sağlık.

  • Gülay dedi ki

    19 Haziran 2026

    İşin en kritik kısmı sabırlı olmak. Sabırla, ufak adımlarla ilerlemek başarıya ulaşmada insana yol gösteriyor.

  • Funda A. dedi ki

    20 Haziran 2026

    İnsan sonuç odaklı ve aceleci. Herşey dört dörtlük olsun isteyip merdivenleri tek tek cıkmayı tercih etmeyince doğru sebepler oluşturamıyor ve sonuç üzücü oluyor.

  • Asile dedi ki

    22 Haziran 2026

    Bir işe başlamadan sadece ufak bir adım ile başlamak ne kadar önemli.

  • feyzanurmelek dedi ki

    22 Haziran 2026

    kızım yürümeye başlarken yaşadıkları geldi aklıma. Hiç pes etmeden, yavaş yavaş emekleyerek başlamıştı. Emekliyorum diye de kompleks yapmamıştı.. İnsan bu manzaranın kendi kararlarına strateji oluşturabildiğini görünce çok hayran kalıyor

  • Gülçin dedi ki

    22 Haziran 2026

    Her şey o küçük adımla başlıyor gerçekten.. İnsan o ilk adımı küçümsemese neler başarabilecek.. Her zaman büyük işler peşindeyiz ama işin sırrı buralarda gizli..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.