Kumaş Hanım

Kumaş Hanım

Kumaş Hanım

2 dk okuma
3 tepki
Sevgili Günlük

Penceremizin önündeki kiraz ağacı bu sene de gelinliğini giyinmiş. Öyle güzel salınıyor rüzgâr karşısında. Her seferinde güzelliğiyle ayrı, yere döktükleriyle ayrı şenlendiriyor bahçemizi. Dedem torunları adına birer meyve fidesi iliştirivermiş küçücük bahçeye. Kimi gördüğü torunları, kimi göremeyecekleri için.

Dedemin babaanneme "Kumaş Hanıııım!" diye seslendiğini hiç duyamadım maalesef. Boş bavulla İstanbul'dan nasıl memlekete döndüğünü görebilecek yaşta da değilim. Babaannemin masallarından bütün hayatlarını adeta izler gibi dinleyiverdim. Geçen yine; "Boş bavulu anlatayım mı?" diyordu neşeyle. "Anlaaaat!" deyince duruverdi birden, damadına baktı bu sefer.

"Bunun dedesi çalışmak için taa İstanbullara geldi. Beni sevdalı diye aldı, koydu anasının yanına gitti."

Eşim de neye uğradığını şaşırdı tabi ne dese bilemedi. "Sonra?" deyiverdi ardından belli belirsiz.

Çocuklar dahi etrafına toplanıverdi, salondaki uğultu yerini sessizliğe bıraktı. Çay höpürtüleri dışında babaannemin sesi bütün salona hâkim oluverdi.

"Bir gün kapıları süpürüyorum daha sabahın pusu yerinde. Bir baktım benimki uzaktan geliyor. Güya onu fark etmedim, sandı ki beni korkutacak. Hey gidiiii! Benden kaçar mı? E tabi oda yakışıklı şimdi, bak babana aynı baban."

Araya giren   "Ama küçük amcamıızzz?" seslerinden gayet mutlu babaannem. Sarrafı olmuş anlatmanın; nasıl, nerede nefes bırakılır hepsi yerinde. Bu yaşımda daha başka geliyor gözüme. Konuşurken kendinden son derece emin. "O da boyunu posunu almış babasından. Aslanlarım!"ı da iliştiriyor.  Herkesi eğledikten sonra devam ediyor.

"Kumaş Hanııııımmm!" diye sesleniverdi birden. "Ben geldim kumaş hanım, seninki geldi!"  Burada her seferinde yutkunurdu anlatırken. Bir kitabı defalarca okumuş gibi bir tınıyla nefesini aldı.

"Hoş geldin" dedi bir çırpıda. "Sonra duyan geldi, duyan geldi bayramımız oldu o gün."

Bilenler dahil odadaki herkes; "Ee, hani boş bavul?" deyiverdi.

"Biz bekledik ki içi dolu bavul hediyeler, süsler! Meğer bavullar içini biz dolduralım diyeymiş." Şöyle bir süzdü gözleri, boş bakıyor mu herkes diye. Tam anlamış olacaktık ki "Bu evlerin arsalarını almış dedeniz. Boş bavulu da biz eşyalarımızı koyalım diye almış. İstanbul'a geliverelim diye."

İlk defa farklı bir şey oldu. Başka bir soru soruldu tam bu anda. Evin yeni üyelerinden en küçüğüydü.  "Ee, nene bir bavula nasıl sığacaksınız?"

"Ha da laf!" dedi babaannem. O sırada bunu sormak hiç aklıma gelmedi diye düşünüyordum. O ise çoktan cevabını veriyordu. "Bir bavul eşyalarımızı aldı da anılarımızı bin bavula sığdıramadık. Çok eşyamız yoktu ama neşemiz çoktu, muhabbetimiz çoktu. Eşya harici her şey çoktu anlayacağın." 

Sevgili Günlük,

Yaşantımızda sahip olduğumuz ilişkileri sahip olduğumuz imkanlara göre değerlendirebiliyoruz. Hatta öyle ki imkanlarımız arttıkça daha mutlu olacağımızı zannediyoruz. Büyük bir eve çıktığımızda aradığımız huzura kapı aralayacağımızı düşünüyoruz. İnsan böyle durumlarda yanılgılarını da peşinden sürüklüyor. Sadece bunlara bel bağlamak insanı hayal kırıklığına uğratabiliyor. İnsan aslında ihtiyacı olanın muhabbet ve sevgi olduğunu biliyor. Bunların yerini hiçbir mücevher, hiçbir araba dolduramıyor. Böyle düşününce en başta sorulan soru daha anlamlı geliyor. "İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta." Yani aslında; "Bavulları doldurmaya hazır mısın?" diye soruyor. Tıpkı dedem ve kumaş hanımın bavullarını imkanlarla değil, muhabbetle doldurduğu gibi.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 3 tepki

Yorumlar (23)

  • Görkem A. dedi ki

    29 Ağustos 2026

    Bir evi ev yapan içindeki eşyalar değil de o evde sevdiklerimizle olabilmek. Hayatımızı anlamlı yapan da bu yaşanmışlıklarımız.

  • Elif A. dedi ki

    29 Ağustos 2026

    İmkan olmazsa da olmuyor. Fazlası da insanı başka başka şeylerden eksik bırakıyor. Çok değişik.

  • Darmona Danış dedi ki

    29 Ağustos 2026

    “ Önemli olan kalpler bir olsun“ İnsan ömür boyu birlikte yaşamak ve yaş almak için yol arkadaşı seçiyor. Bir olduktan sonra boş bavullada hayat geçiyor.

  • Seçilen Öztürk dedi ki

    29 Ağustos 2026

    Hayatı muhabbetle doldurmak çok güzel tabii, işe de bir bavuldan başlamak. Çok eşya çok hammallık başka bir şey değil.

  • Hatice B. dedi ki

    29 Ağustos 2026

    Geçmişi; ninelerimizin, annelerimizin öykülerini hatırlattı.Eskiler bir bavulla yola çıkıp yavaş yavaş tamamlar, o eksikler onları yeni şeyler yapmaya ve hayatlarının sürdürülebilir olmasına sebep olurdu.
    Oysa şimdilerde, evlilikte ev kurulurken her şey tam olsun, aman eksik kalmasın dedikçe, bu sefer küçük detaylar bile olmadığında daha çabuk mutsuz olmaya sebep olabiliyor.

  • Emine Arslan dedi ki

    30 Ağustos 2026

    Etkilenerek okudum, duygulandım. Yazı için teşekkürler.

  • Ece U. dedi ki

    30 Ağustos 2026

    Şuan kime sorsanız imkanlarla mutlu olduğunu zanneder, ama gerçekten mutlululuğun nerede saklı olduğunu anlatan güzel bir yazı.

  • Nurdan A. dedi ki

    31 Ağustos 2026

    Kaplumbağa gibi sırtındaki bavula sığacak eşyayla sadece yaşamalı biz her gittiğimiz yeri çok seviyoruz, bağlanıyoruz.

  • Melda Akanlar dedi ki

    31 Ağustos 2026

    Mutlu olmak için sadece buna karar vermek yeterli :)

  • Gülay dedi ki

    1 Eylül 2026

    İlişkilerimizde hissedemediğimiz huzuru, mutluluğu eşyalarla sağlamaya çalışıyoruz. Halbuki insana iyi gelen şey gönülden bağ kurmak.

  • Büşra D. dedi ki

    2 Eylül 2026

    Bavulları neyle doldurduğumuz önemli sahiden 🤗

  • Pinar dedi ki

    16 Eylül 2026

    Bu zamanda en kolayı eşya doldurmak zaten.
    Mühim olan muhabbet, samimiyet, emek koyabilmekte…

  • Gülçin dedi ki

    2 Ekim 2026

    Özellikle şimdiki dönemde insanlar belirli miktarda özel çeyiz eşyaları olmadan, evi eksiksiz hale getirmeden evlenmiyor. Olmazsa olmazlar varmış gibi bir algı var ve bunu kırmak çok zor. Kahve makinasından robot süpürgeye kadar dopdolu evler var ama içlerinde huzurlu yaşayn çok çok az maslesef.

  • feyzanurmelek dedi ki

    6 Ekim 2026

    anlamlı olan şeylerin yerini anlamsız bir sürü şeyin alması üzüyor insanı. bavulun anlamı vardı. şimdi bilmem kaçıncı bavulumuzun kırılıp atılmasını izliyoruz

  • Melike Ç. dedi ki

    7 Ekim 2026

    Ne tatlı bir anı, ne tatlı bir anlatıcı.

  • Hazal Y. dedi ki

    7 Ekim 2026

    Düşüncelere daldırıp muhakeme yaptıran bir yazı olmuş emeğinize sağlık.

  • Fatma B dedi ki

    21 Ekim 2026

    Çok hoş bir anlatım, bizi de aldı götürdü. Bizde böyle keyifli hatıralar bırakırız umarım, boş çeyiz sandığına dolu dolu anılar koyarız...

  • Tülin Y. dedi ki

    22 Ekim 2026

    İnsan küçük şeylerden mutlu olmasını bildiğinde hayat daha güzel oluyor.
    Sanki ne dersiniz?:)

  • Sibel dedi ki

    23 Ekim 2026

    Nasıl sade öz az samimi eşyalarda tıpkı insanlar gibi.

  • Meltem UZUN dedi ki

    23 Ekim 2026

    Kumaş hanımın gerçek bir yaşam süren o pamuk yüzü sizin de gözünüzde canlandı mı? :)

  • Almina dedi ki

    24 Ekim 2026

    Asıl toplamamız gereken, yığınla eşya değilmiş meğer :) birbirinden neşeli anılarmış :)

  • Ceyda Dede dedi ki

    24 Ekim 2026

    Gereksiz eşyalardan kurtulup güzel anılar oluşturmaya yer açalım o halde :)

  • Seba dedi ki

    25 Ekim 2026

    Böyle anlamlı anıları, güzel duyguları ancak samimi kalplere sığabilir , bavullara değil . 🥰

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.