
Evlilik Hazırlığı
Denizin güneşle buluşması gözleri kamaştırıyordu. Kokusu ise insanın içine işliyordu. Mavinin alabildiğine berraklığı nasıl da rahatlatıyordu. Gökyüzüyle birleştiği nokta, tam bir görsel şölen gibiydi.
Ezgi ve Emre evlilik planları yapıyorlardı. Ara ara terapi diye adlandırdıkları sahilde buluşuyorlardı. Düğüne kadar neyi, nasıl yapacaklarını planlıyorlardı. Emre ve ailesinin maddi durumu pek iyi değildi. Ezgi bunu sorun etmese de ailesi içten içe kızıyordu. Bununla birlikte destek de olmak istemiyorlardı. Ezgi bu duruma aldırış etmiyor, azla yetinmeyi biliyordu. Onun bu davranışı öğrenciliğine dayanıyordu aslında. O zaman da hem okuyup hem çalışıyordu. Harçlıklarını biriktirip kendi ihtiyaçlarını bile alıyordu.
Anne babasından ise yıllarca zorluklara rağmen nasıl evlendiklerini dinlemişti. Şimdi gayet mutlulardı ve ihtiyaç duydukları her şeyleri vardı. Anne ve babasının yıllar içinde birbirlerine destek verdiğini yakından görmüştü.
Aile olmak; ortak hedef doğrultusunda hareket etmektir.
Ezgi’nin etrafında bir sürü yeni evlenen çift vardı. Hiçbirinin de bir eksiği yoktu. Gençlerin gücü yetmese de ailelerin tüm yükü aldıklarını görüyordu. Çiftlere ortak hedef verilmiyor, çay kaşıklarına kadar alınıyordu. Hatta ailelerin evlenen çiftlere ev ve araba hediye ettiklerini dahi görmüştü. Bu nedenle de kıyas çok yüksekti. Evlenen gençlere “Ortak bir hedef” kavramı yabancıydı.
Peki gençler emek vermeden birbirlerinin, yuvalarının kıymetini nasıl bileceklerdi?
“Küçükken kumbaramızdan çıkan paralarla aldığımız oyuncağa ne iyi bakardık. Ona zarar gelsin istemezdik. Gözümüzde bir kıymeti, değeri olurdu. Bize hazır gelen oyuncakla çok ilgilenmezdik, kıymetini de bilmezdik.” diye düşündü içinden.
İnsan emek verdiğine kıymet verir
Ezgi kararlıydı, evliliklerinde emek vermeleri gerektiğine inanıyordu. Çok eşya almadan, borçlanmadan da evlilik olabileceğini düşünüyordu. Beraber çabalamanın daha keyifli olacağına neredeyse emindi. Ne yazık ki bunu kimseye anlatamıyordu.
Emre de böyle düşünüyordu ve kararlarını ailelerine açıkladılar. Başta sıcak bakmasalar da gençlerin kararı galip geldi. Eldeki birikimleriyle önce beyaz eşyalarını aldılar. Sonra tuttukları küçük evlerine göre diğer eşyaları temin ettiler.
Anne babalardan ve kardeşlerden de destek olanlar çıktı zamanla. Destek olmasalardı da onlar kararlıydı. Nikahtan sonra kalan diğer eksikleri aldılar. Hepsi bitmemişti, bazı şeyler eksik olsa da bu engel değil diye düşünüyorlardı. Temel ihtiyaçların dışındaki her şey zamanla halledilebilirdi onlar için.
Sabahtan akşama kadar yoruluyorlar, birbirlerini görmüyorlar, çok özlüyorlardı. Bu yüzden akşam buluşmaları onlar için mutluluk vericiydi. Yorgunluklarına rağmen yuvalarına emek verdikçe birbirlerine verdikleri değer de artıyordu.
Eve her geldiklerinde, yuvalarına geldiklerini hissediyorlardı çünkü her köşesinde emekleri vardı. Uzun yıllar imkanları artmasına rağmen evlerini değiştirmek bile istemediler. Küçük hamlelerle elde ettikleri her başarı, onları daha da birbirlerine bağlamıştı. Şimdi ulaşmak istedikleri her hedef için aynı yoldan gidebileceklerini biliyorlardı.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 1 tepki
Yorumlar (30)
Merve dedi ki
16 Eylül 2026Ortak emek, bir evi yuvaya ve iki insanı “biz” olmaya taşıyor.
Her şeyde olduğu gibi evlilikte de emek vermek çok kıymetli.Emine Arslan dedi ki
16 Eylül 2026Keyifle okudum yazınızı. Kendimi buldum.
Melda Akanlar dedi ki
16 Eylül 2026Eskiden Hayat arkadaşı denmesinin sebebi bu olabilir mi:)
Tülin D dedi ki
16 Eylül 2026İnsan gerçekten emek vererek elde ettiği şeylere daha bir değer veriyor, seviyor. Malzemesi eksik bir yemek emek verince güzel, kendi çocuğun ne yaparsa yapsın emek verdiği için başkalarının çocuğundan daha kıymetli. Yani her şeyde bu böyle.
Pinar dedi ki
16 Eylül 2026Tıpkı hazır bir sofraya oturmak yerine beraber hazırlanan sofradan alınan tat gibi…
Aşkımsu Yıldız dedi ki
16 Eylül 2026İnsanlar emek verip çaba ile elde ettiği her şeye kıymet ve değer verir.
Günümüzde evliliklerin çok hızlı bı şekilde bitmesinin en önemli nedenlerinden biridir,çabalama dan hayatı hazır bulması.Pınar Ç. dedi ki
16 Eylül 2026Evde kahve makinesi olmadan da mutlu olunabileceğini, hatta belki de daha mutlu olunabileceğini tekrar hatırlamak lazım :)
Tülin Temizel dedi ki
16 Eylül 2026“İnsan emek verdiğine kıymet verir” vurgusu çok güzel işlenmiş. Evliliği her şeyin eksiksiz hazır olduğu bir başlangıçtan ziyade, birlikte emek verilen ve zamanla inşa edilen bir yolculuk olarak ele alması çok anlamlı. Özellikle ortak hedeflerin çiftleri birbirine yaklaştırdığı mesajını çok sevdim. Emeğin olduğu yerde aidiyetin ve kıymetin de arttığını hatırlatan güzel bir yazı olmuş. 🌿
Seçilen Öztürk dedi ki
16 Eylül 2026Aile olmak ortak hedef olmak demek. Ne güzel bir ifade. Son dönemlerde ne kadar kopuğuz bu yaklaşımdan :(
Büşra D. dedi ki
16 Eylül 2026Evlilikte mutluluğun imkanlar arttıkça artabileceğini düşünebiliyoruz bazen ama insanın kendi çabasıyla elde ettiği o yuvaya daha iyi geliyor
Fatma B. dedi ki
16 Eylül 2026Emek verilmeden ne eşyanın kıymeti, ne insanların değeri ne de kazandığımız, geldiğimiz noktanın önemi olmuyor. Aileyi aile yapan yapıtaşlarına çok güzel değinilmiş. Evlerin ortak hedefte `yuva`ya dönüşebilmesi için, gözden kaçırdıklarılmızı hatırlatan güzel bir yazı olmuş.
Kadriye dedi ki
16 Eylül 2026Her yuvanın mutluluğu ona verilen bedelle cok dogru orantılıymış ellerinize emeğinize sağlık
Yasemin dedi ki
16 Eylül 2026Kaleminize sağlık 🙏
Rana dedi ki
16 Eylül 2026Kaleminize sağlık 🌺 Güncel durumu anlatan bir yazı olmuş..
Ece UYAN dedi ki
16 Eylül 2026Şuanda evlenmeyi düşünen ama maddiyattan dertlenen herkesin okuması gereken bir yazı maalesef her şey para ile olmuyor..
Görkem A. dedi ki
16 Eylül 2026Aynı amaç için bir arada olanlar aynı yolu yürürler. Amaçlar farklı olunca yol ayrımı kaçınılmaz oluyor. Bunu anımsattı bana yazı.
Meltem UZUN dedi ki
16 Eylül 2026Kaleminize sağlık.. Farkındalığı artıran çok güzel bir yazı olmuş 🌷
Seba dedi ki
16 Eylül 2026Eminim ki böyle bir ev farklı güzel kokusu olacaktır :)
Feyzanurmelek dedi ki
16 Eylül 2026İnsanlar eskiden bir koltuk bir yatak ile evleniyordu. Şimdi tüm düzen kurulu. Ama bağ olmayan ne çok evlilik var.
Gülay dedi ki
4 Ekim 2026Her şey tam olsun, hiçbir eksiğimiz olmasın düşüncesi ne yazık ki evlenenleri bir sürü borç altına alıyor. Halbuki önemli olan ortak bir hedefte buluşmak ve yaşadığın yeri emekle yuvaya dönüştürebilmek.
Sibel dedi ki
5 Ekim 2026Evet amaç bir olunca yol güzelleşir.
Melike Ç. dedi ki
7 Ekim 2026Şimdiki evlilikler maalesef bir gösteriş meselesine dönüştü asıl mesele yuva kurmak değil mi?
Ceyda Dede dedi ki
11 Ekim 2026Ne olursa olsun kendin emek verdiğinin tadı gibisi olmuyor demek ki :)
Sümeyra Karlıdağ dedi ki
16 Ekim 2026Ortak bir hedefle ortak bir amaca varmaya çalışırken aile olmaya başlıyor aynı evde yaşayan bireyler. Birbirlerinin hayatını kolaylaştırarak birbirlerine yakınlaşıyor, zamanla kolay vazgeçemez hale geliyor...
Almina dedi ki
18 Ekim 2026Ortak hedef ne kadar önemli. Aile olabilmek için ortak hedef olmalı. Onca verilen emek aslında birbirine karşı daha anlayışlı daha sevgi ve huzurun olduğu bir ilişki bir aile ortamı sağlıyor. Ortak hedefi ve emeği kaldırınca aile nasıl olurdu ki?
Tülin Y. dedi ki
22 Ekim 2026Demek ki emek vermediğin senin değildir :)
Sinem dedi ki
24 Ekim 2026İnsan emek verdiğine kıyamıyor. Hele de bu emeği sevdiği biriyle ortak veriyorsa daha da kıyamıyor.
Hilâl dedi ki
25 Ekim 2026Ortak çıraklıkları ne kadar çok olursa, aralarındaki bağ da o kadar güçlü olur.
Yadigar dedi ki
26 Ekim 2026Çaba sarf ettiğin şey sana verilir. Ve sende kıymeti olur. Emek verdiğinin işin içinde çıkan zorluğa emeğin hürmetine sabır gösterebiliyorsun.
Yadigar dedi ki
26 Ekim 2026Birlik ve beraberlik içinde bir yuva nasıl inşa edilir ? Sorusunun yanıtı olmuş emeğinize yüreğinize sağlık.
Geçinmek için her şeyin tam olmasını beklemeye gerek yok.
Bir evin yuva olası ortak emeklerin birleşmesindendir.