
Ekip İşi
Hayatın içinde maraton varmış gibi zamana yetişmeye çalışıyordu. Saatlerle hatta dakikalarla yarışan bir anneydi Lale. Antrenör olmak zaten yeterince hareketli bir meslekti. Buna çocuk ve ev işleri de eklenince zor yetişiyordu. Tüm bu yoğunluğun içinde bir de kendisine ayırması gereken zaman vardı.
Hareketli ve yorucu iş hayatına annelik sorumlulukları eklenmişti. Bir de hiç bitmeyen o trafik! Yine yoğun tempolu bir güne başlamıştı. Evden karanlıkta çıkıyor, karanlıkta dönüyordu. Her şeye yetişmeye çalışıyor ama bir şeyler eksik kalıyordu. Bunu fark ettikçe de mutsuz oluyordu. Hayattan keyif aldığı günlerine özlem duyuyordu.
O gün, iş çıkışında çocuğunu okuldan almaya gitti. İşten aceleyle çıktı ve beklenmedik bir şey oldu. Nedense her gün boğuştuğu o yoğun trafik yoktu. Henüz kızının okuldan çıkışına da bir saat vardı. Kendine bir kahve ısmarlamaya karar verdi.
Manzaralı bir yer aradı ama bulamadı. Gördüğü en rahat masaya yerleşti. O sırada gözü yirmi kişilik bir gruba takıldı. Kahkahalar havada uçuşuyordu ve çok eğleniyorlardı. "Neye gülüyorlar acaba?" diye merak etti. Arkadaşlarıyla en son bir yıl önce toplanmışlardı. Bakışlarını gizlemeye çalışsa da kendisini imrenerek bakmaktan alıkoyamadı. Ne de olsa mutluluk her zaman imrenilecek bir şeydi.
Kimisinin kucağında küçük bebekleri vardı. Yarım kalmış çaylarını görebiliyordu Lale. O soğumuş çayı yudumlamak onları etkilemiyordu. Yarım kalmış kekler, uykusuz geceler onları mutlu olmaktan alıkoymuyordu. Onları izlerken kendi hayatını düşündü. Çok çalışıyordu, çok koşturuyordu ama kendisine hiç zaman ayırmıyordu. Daha doğrusu ayıramıyordu ve bu durum onu mutsuz ediyordu. Zamanı yetmediği için yapamadıklarından dolayı keyifsiz olduğunu fark etti.
Her şeye yetişmek
Bu keyifsizlik sadece kendisini değil, tüm aileyi etkiliyordu. Çocuğuna karşı daha tahammülsüz, eşine karşı daha ilgisiz oluyordu. Kızını her alışında oflayarak karşılıyordu. Yol boyunca anlattıklarını yarım yamalak dinliyordu. Eve gittiğinde eşi için pratik bir şeyler hazırlıyordu. Sofra kurarken eskisi kadar özenmiyordu.
"Mükemmel anne" olmayı beklerken hayatı teğet geçtiğini düşündü. Her şeye yetişebilmek acaba sadece bir yanılgı mıydı? Bazı günler her şey tam olmasa da olabilir miydi?
Yardım istemeyi deneyebilirdi mesela, bazı akşamlar eşi idare edebilirdi. En azından kızının ödevlerine yardımcı olabilirdi. Lale de o sırada uzun süredir ara verdiği kitaplarına dönebilirdi. Belki de ayda bir de olsa arkadaşlarıyla buluşabilirdi.
Aile olmak zaten bir ekip işiydi. Birisi yorulduğunda diğerinin bir müddet dinlenmesiydi.
Fikri bile Lale'yi sakinleştirmiş, yüzünü güldürmüştü. Saatine baktı ve koşarak arabasına gitti. Kızını özlediğini, günlerdir doya doya yüzüne bakmadığını fark etti.
"Kızımmm buradayım!" diye seslendi.
Kızı: "Anneciğim! Öğretmen bize fıstık verdi. Bak, sana da getirdim!" dedi.
Lale kızının onu düşünmesine hem şaşırmış hem mutlu olmuştu. Yüzünde minik bir tebessümle "Teşekkür ederim kızım. Beni çok mutlu ettin." dedi. Trafiği düşünmeden kızına tekrardan sarılmak ne güzel bir şeydi. Varsın yemek bugün geç kalsındı. Kızıyla birlikte hızlıca sofrayı hazırlardı. Eşiyle de hoş bir sohbet gerçekleştirirdi. O an bir kez daha anladı ki; aile olmanın yolu, kalabalıkta güçlerini birleştirmekten geçiyordu.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 3 tepki
Yorumlar (25)
Seçilen Öztürk dedi ki
9 Eylül 2026İnsanın hızla geçen zamana rağmen sahip olduklarının farkında olması ve tadını çıkarması ne güzel.
Asile dedi ki
9 Eylül 2026Çok güzel ve hayatın içinden bir yazı. 🌿 Her şeye tek başına yetişmeye çalışmak yerine yardım istemenin ve yükü paylaşmanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor. Gerçekten de aile olmak, birlikte güçlenmek ve birbirine alan açmak demek. ❤️
Melda Akanlar dedi ki
9 Eylül 2026Büyük güç , büyük konfor hayatı kolaylaştıran bir aileye sahip olmak
Kadriye dedi ki
9 Eylül 2026Evet aile olduğunu sorumlulukta yada bir sıkıntıdan pay aldığında hissediyorsun tek başına değilsin.Yükünü hafifletecek birileri var yanında ve bu seni çok mutlu ediyor. Yüreğinize sağlık aile olmanın önemini vurgulayan çok güzel bir yazı olmuş.
Tülin D dedi ki
9 Eylül 2026Hayat paylaştıkça daha güzel. Mutluluk çoğalır, üzüntü azalır, işler kolaylaşır.
Yasemin dedi ki
9 Eylül 2026🙏
Seher dedi ki
10 Eylül 2026Çoğu insan aynı çıkmazda sıkışıyor: yetişememek. Öyle olunca da birçok güzel şey yapmasına rağmen mutsuz oluyor. Böyle zamanlarda birine omuz vermek, birinin sana omuz vermesi paha biçilemez.
Emine Arslan dedi ki
10 Eylül 2026Keyifle okuduğum faydalı yazınız için teşekkür ediyorum.
Yağmur dedi ki
10 Eylül 2026"Zamanı yetmediği için yapamadıklarından dolayı keyifsiz olduğunu fark etti." Ne kadar da sık yaşadığımız bir şeye değinilmiş...
Meğer her şeyi tam yapmak değilmiş mesele, elinden geleni yapıp daha iyisi için çabalamakmış...
Neden insan her yere yetişcem diye kendine zulmediyor?
Elinden geleni yapar, sonraki olmayanlar için de endişelenmezse böylece hep daha iyiye odaklanabilir hale gelir belki de.Sümeyra Karlıdağ dedi ki
10 Eylül 2026Bazen o kadar hızlanıyorruz ki etrafımızda olup biteni anlamakta zorlanıyoruz. Her şeyi tek başına sırtlamak, her görevde öncü olmak değil, rollere göre dağılım yapmak aslında herkesi rahatlatan birşey.
Gülçin dedi ki
2 Ekim 2026Son zamanlarda bunu çok düşünüyorum. İyi anne olacağız derken çocuklarımızın en güzel anlarını kaçırıyoruz. İleride resimlere baktığımızda duygusunu hissedemeyeceğimiz anılar biriktiriyoruz. Oysa ki farkına vararak yaşanmış her an, fotoğrafına bakıldığında da aynı hissi verir. Şimdi her anımızda bir telaş, bir stres. Sanırım biraz yavaşlamaya ve rahat bırakmaya ihtiyacımız var.
feyzanurmelek dedi ki
5 Ekim 2026kafamızda kurduğumuz o her şey düzenli mükemmel olsun isteği bazen esneyemememize sebep oluyor. evin neşesi kaçıyor. gerginliğe sebep oluyor. varsın o akşamda sofra yetişmesin. esnemek gerçekten insanı rahatlatan bir detay
Melike Ç. dedi ki
7 Ekim 2026Çocuğum yok ama ben de her yere yetişmeye çalışırken kayboluyorum gerçekten.
Sümeyra Karlıdağ dedi ki
16 Ekim 2026En kıymetli aile birbirinin ihtiyacını giderip destek olabilen:)
Meltem UZUN dedi ki
18 Ekim 2026Ne kadar bizden bir yazı. İnsan her şeye yetişmeye çalışırken, mükemmel olma çabası içinde hayatı kaçırıyor. Bazen olmaz, işler istediğimiz gibi gitmez.. Bunu kabul ettiysek, bir de ihtiyaç duyduğumuz o anlarda birbirimize dokunan o destek eli ailede çok kıymetli.. Kaleminize sağlık.
Almina dedi ki
19 Ekim 2026İnsan her şeye yetişemiyor. O kalabalıkta birbirinin yükünü alabilen olmak. Birlikte hareket edebilmek ne kadar kıymetli. Kıymetini bilirsek ne güzel. İnsan her şeye kendisi yetişmeye çalıştığında sanki hayatın içinde kayboluyor. :)
Meltem UZUN dedi ki
19 Ekim 2026Mükemmel olmaya, her şeye yetişmeye çalıştıkça ne de çok eksik hissedeceğimiz durumlarla karşılıyoruz. Sanki yüzümüze vuruluyormuş gibi.. Eksik hissettiğim yerde tamamlayanım var ise; varsın her şey mükemmel olmayıversin :)
Gülay dedi ki
20 Ekim 2026Her şeyi üzerine yüklenmek bir anne için çok yorucu ama destek olan biri olduğunda birlik içinde hareket edildiğinde evdeki herkes kendini iyi hisseder bu da aileyi birbirine daha çok kenetler.
Fatma B dedi ki
20 Ekim 2026Günün sonuna doğru okuduğum bir yazı olunca ilk aklıma gelen, ''Varsın yemek bugün geç kalsındı'' kısmına takıldı. Ailemizle birlikte yaşadıgımızı, birbirimizin yanında olduğumuzu hissetmeye ne kadar çok ihtiyacımız var. Her şeye yetişmeye çalışma düşüncesinden sıyrılmak gerekiyor. Bugün de çorba makarna günü olsun...
Büşra D. dedi ki
20 Ekim 2026Hayatın içindeki ufak detayları güzellikleri kaçırabiliyoruz zaman zaman, aslında ne kadar değerliler
Tülin Y. dedi ki
22 Ekim 2026Sınırlı olan bu zaman diliminde aile ile kaliteli zaman geçirmek çok kıymetliymiş.
Sibel dedi ki
23 Ekim 2026Günümüzün hastalığı hız. Neye yetişiyorsa insan.
Seba dedi ki
24 Ekim 2026Her zaman da gizli bir umut var hissetim .😊
Sinem dedi ki
25 Ekim 2026Birlikten kuvvet doğar. Aileyle birlikten hem kuvvet, hem mutluluk doğar. 🤭
Hilâl dedi ki
25 Ekim 2026Mükemmelliyetçilik, ailenin birliğini bozan temel tutumlardan biri. Bunu bırakınca bağlar güçlenmeye başlıyor