Sergi

Sergi

2 dk okuma

“Önümüzdeki hafta sergi açılışına bekliyorum.” diyordu kapı komşum. “Gelirsen gerçekten çok sevinirim.” cümlesini de bir tebessümle ekliyordu. Davetinde çok samimiydi, yaptıklarını başkalarıyla paylaşmak istiyordu. Yıl boyunca kursa büyük bir heyecanla gidişine tanık oluyordum. Sabahları evden boya damlamış pantolon ve botlarıyla koşarak çıkıyordu. Ellerini en son ne zaman temiz gördüğümü hatırlamıyordum. Parmaklarını kırmızılar, pembeler ve sarılar süslüyordu.

Bazı günler burnunda mavi bir leke ile döndüğü oluyordu. “Bugün gökyüzü mü çalıştınız?” diye takılıp burnunu işaret ediyordum. O da benimle birlikte gülüyordu. Bu halinden çekinmek yerine gayet mutlu görünüyordu. Çocuk gibi yüzünü, gözünü boyamış olması onu rahatsız etmiyordu. Fırçaları elinden bırakmıyor, gördüğü her şeyin resmini yapmak istiyordu.

Bazı günler derin düşüncelere daldığını görüyorduk. “Kim bilir yine hangi rengi tutturamadı.” diye aramızda gülüşüyorduk. Çoluk çocuk demeden sımsıkı tutunuyordu yarısı sıkılmış renk tüplerine. Elinden bırakmıyor, “Bu bir şeye benzememiş.” diyenlere omuz silkiyordu. Bazı günler yoruluyor; “Ev sirk alanına döndü.” diye yakınıyordu. Bu şekilde onun bir yılının nasıl geçtiğini görüyordum.

Yarım kalmış hayaller

Tabi ki sergisine gitmeyi düşünüyordum ama benim gitme sebebim biraz farklıydı. Resim sanatına çok yabancı değildim. Yıllar önce benim de denemelerim olmuştu. Ben de aynı heyecanla tuvalimi kucaklayıp kursa koşmuştum. Günlerce şehrin en iyi hocasını araştırmıştım. Sınıfı açılır açılmaz soluğu kapısında almıştım. Her boydan doğal kıl fırçalar edinmiştim. İnsan boyunda tablolar hazırlamaktı niyetim. Tüm bunları yaparken objelerin detaylarını da çizmekten kaçınmayacaktım. Gören herkese “Aman Allah’ım!” dedirtecektim. 

Yani aslında içten içe geleceğin ünlü ressamlarından olmayı planlıyordum. Renk paletim gören herkesin gözlerini şenlendiriyordu. Ben ise açacağım sergileri hayal ediyordum. Yok, sadece yurt içinde değil, yurt dışında da olacaktım. Ünlü ressamları ve onların tekniklerini araştırıyordum. Hatta üzerine uzun uzun konuşmalar yapıyordum. Ev resim kataloglarıyla dolup taşıyor sanki üniversiteyi tekrar okuyordum. Lakin asıl yapmam gereken şeyi bir türlü yapamıyordum.

Her işin başlangıcı zordur

Büyük bir hevesle başına geçtiğim tuvale istediklerimi yansıtamıyordum. Aklımda kurduklarımla karşımda gördüklerim birbirine hiç benzemiyordu. Beyaz zeminin üzerine çizdiklerim çocuk resimlerini andırıyordu. Her bir fırça darbesinde motivasyonum düşüyor, gözlerim doluyordu. İki haftanın sonunda ise pes ediyordum. “Beceremedin işte!” deyip kendimi hor görüyordum. Sonrasında özenerek aldığım boya malzemelerimi bir kolinin içine kapatıyordum. “Gözümün görmeyeceği bir yere saklayayım!” deyip deponun dibine kaldırıyordum.  

Yetişmek ve yetiştirmek sabır ister

Oysa bir ressamı ressam yapan ilk fırça darbesi değildir. Ressamlık bıkmadan, sıkılmadan atılan her bir fırça darbesinde saklıdır. Her bir fırça darbesi pes etmemenin izidir. Ancak öyle olduğunda ortaya bir eser çıkmış olur.

Tıpkı çocuğunu hayata hazırlayan anne babanın yaptığı gibi. Çocuğunun yeni şeyler öğrenmesine sabır gösterdiğinde ebeveynler yetiştiren olur. Öğrenirken hata yapmasını normal gördüğünde cesaret verir. Tekrar başlamasına fırsat tanıdığında her koşulda devam etmesini sağlar. Çünkü yeni bir şeyler denemek ve öğrenmek başlangıcında sancılıdır. Bu zamanlarda tahammül edildiğinde çocuk adeta ilmek ilmek işlenir.

Yetişmenin ve yetiştirmenin sırrı; azimle, sabırla ve kararlılıkla devam edebilmekte saklıdır. Böylelikle ulaşmak istediğimiz hedefin uzak olmadığını da fark edebiliriz. Yeter ki baştaki zorlukları göze alıp yola devam edebilelim.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (21)

  • Melda Akanlar dedi ki

    27 Temmuz 2026

    İşin başındaki heves geçtikten sonra da devam edebilmek insana başarıyı getiriyor, güzel gatırlatma oldu

  • Seher dedi ki

    27 Temmuz 2026

    Bir hevesle pıt diye başlanılan şeylerin arkası pek gelmiyor sanki.

  • Melda Akanlar dedi ki

    27 Temmuz 2026

    İşin başındaki heves geçtikten sonra da devam edebilmek insana başarıyı getiriyor, güzel hatırlatma oldu

  • Tülin D dedi ki

    27 Temmuz 2026

    Yetişmek ve yetiştirmenin sırrı gerçekten de kararlı ve sabırlı olmak. Ama insan herşey bir an önce olsun, sonuçlansın ister ve ilk başarısızlıkta da pes eder, vazgeçer. Oysa başlangıçlar hep zordur.

  • Buket dedi ki

    28 Temmuz 2026

    Yetenek önemli ama istikrar daha önemli, insan kendine zaman tanımalı ve her güzel şeyin zamanla ve bedelle güzelleşeceğini hatırlatmalı kendine emeğinize sağlık çok hoş bi yazı olmuş🌸

  • Pınar Ç. dedi ki

    28 Temmuz 2026

    İnsan hemen oluversin istiyor: Hemen piyanist olayım, hemen departman müdürü olayım. Başkalarından da aynı şeyi istiyor: çocuk hemen bağcık bağlasın, eş ilk söylediğinde anlasın:) ama gerçekler böyle değil. Emek, emek, emek. Her gün yeniden

  • Görkem A dedi ki

    28 Temmuz 2026

    Bir an hevesle başlayıp yarım kalan ne çok işler oluyor. Mesele vazgeçmeden, zor demeden devam etmek.

  • Serap Y. dedi ki

    28 Temmuz 2026

    Başarı çok zeki olanların değil vazgeçemeyenlerindir.iyi günler

  • Kadriye dedi ki

    29 Temmuz 2026

    Yazının icinde kayboldum, çünkü hayatimizda hem kendimizde hemde baskasinda şahit oldugumuz yarim kalmış çok hikayelerimiz var. Aslında biraz sabirla o süreçten geçilip gidilecekmiş

  • Gülay dedi ki

    29 Temmuz 2026

    Bazı insanlar işlerini çok iyi yapıyor. Mesela çok iyi bir tesisatçı çok iyi bir ressam ya da çok iyi bir doktor. Bir işte ilerlemek onu bir beceri haline getirmek zaman ve sabır istiyor. Ancak bunlara sahip olanlar o işte ilerleyebiliyor.

  • Büşra D. dedi ki

    30 Temmuz 2026

    Emeksiz yemek olmaz derdi büyüklerimiz, sahiden hayatın her yerinde geçerli
    Başlayıp bitiremediğimiz işler yeteneksizliğimizden değil, yeteri kadar emek vermeyişimizden de aslında

  • Tülin Y. dedi ki

    30 Temmuz 2026

    Başarının kusursuz sonuçlarda değil de; hatalara rağmen gösterilen sabır, azim ve pes etmeden devam etme kararlılığında süreçte kalmakta saklı olduğunu ne güzel anlatmışlar makale de. Yazarın kalemine sağlık:)

  • Meltem UZUN dedi ki

    1 Ağustos 2026

    Hiçbir başarı süreklilik ve istikrar ile yarışamaz. Başlayıp yarım bıraktığımız işlerimiz için ne güzel bir çağrı oldu bize 💞

  • Melike Ç. dedi ki

    2 Ağustos 2026

    Çok tatlı bir komşu hayal ettim okuyunca :)
    İstikrarla devam edilen her uğraş bir yerlere varıyor bence de.
    Teşekkürler.

  • Nurdan A. dedi ki

    3 Ağustos 2026

    Yetiştirmek mi çok zorlaştı yoksa biz doğadan uzaklaştık da acelecilik mi başladı?

  • Merve dedi ki

    3 Ağustos 2026

    İnsan, hem kendini yetiştirirken hem de başkalarını yetiştirirken sonuçların kısa sürede ortaya çıkmasını ister. Oysa her gelişimin kendine özgü aşamaları ve sabır gerektiren bir olgunlaşma süreci vardır. Kalıcı değişim ise ancak zamana yayılan istikrarlı bir çabayla gerçekleşir.

  • Hatice B. dedi ki

    9 Ağustos 2026

    Yazının içinde kayboldum. Bir hevesle başlayıp yarım kalan işler. Aslında tam da olmadığında sabırla devam edebilsek, gerisi çok daha iyi gelecektir. Her işin başı zordur. Yeterki o zorluğu aşıp devam edebilelim o zaman başarı da geliyor.

  • Seçilen Öztürk dedi ki

    17 Ağustos 2026

    Bir şey öğrenmek için vazgeçmemeliyiz. Öğretirken de öğrettiğimizin, vazgeçmemesinin önemini anlamasına destek olmalıyız.

  • Gülçin dedi ki

    2 Ekim 2026

    Tuvallerle benim de aram iyidir, senelrce resimle ilgilendim ama buradaki gibi çizimlerimi beğenmiyordum. Sonra farkettim ki her olmadığında ben de tuvalimi saklayıp uzun süre bakmıyorum. Halbuki tekrsr tekrar üzerine gitmeli, uzmanlaşana kadar devam etmeliymişim. Bu yazıda kendimden bir parça buldum, teşekkürler.

  • Hazal Y. dedi ki

    7 Ekim 2026

    Kararlı olmak, aceleci olmamak çok önemli bir işte gerçekten.

  • Almina dedi ki

    25 Ekim 2026

    İnsan çoğu zaman bir işe başladığında zorluklar olunca, hızlıca başarılı olmayınca pes edesi geliyor. Oysa insanı yetiştiren o zorluklukları aşmak. Hızlı olmasını beklememek. Tüm mesele; seni alıp güzel sonuca ulaştıracak olan süreçte aslında.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.