
Soğuyan Tabaklar
Güneş batıyor, gün sona yaklaşıyordu. Suzan akşam yemeklerini hazırlamış, ev halkının gelmesini bekliyordu. Herkesin sofrada toplanması nadir olurdu ama o yine de pes etmezdi. Ne olursa olsun tek başına yemeğini yemezdi. Ev halkından birilerinin yerini almasını beklerdi. Onlar bunu pek önemsemez, eve gelseler bile odalarına çekilirlerdi. Suzan hiç vazgeçmeden onları sofraya çağırmaya devam ederdi. Çoğu zaman başarırdı, biraz şikâyet etseler de sonunda gelirlerdi.
Çocukluğundan kalma bir alışkanlıktı onun için akşam sofraları. Akşam ezanında evde olunur, bütün ev halkı sofra başında toplanırdı. Böyle olmadığı zaman sanki aile olamamışlar gibi hissederdi. “Sahi, ne güzel günlerdi onlar.” diye düşündü. Annesi sabahları mütevazı bir kahvaltı hazırlardı. Öyle detaylı değil; zeytin, peynir, domates, ekmek olurdu sofrada. Bir de çay demlerdi taze taze. Hızlıca atıştırıp hazırlanırlardı hemen. Çok erken yola çıkarlardı çünkü okulları uzaktaydı. Çantasını sırtına alıp evden koşarak çıkardı. Annesi kapıdan bin bir tembihle gönderirdi okula; “Yolda oyalanmadan doğru okula gidiyorsunuz. Geç kaldığınızı duymayayım bak.” derdi sürekli. Eşine de “Hayırlı işler” der herkesi sırayla yolcu ederdi.
Baba tüm gün işinin peşinden koşturur, akşam eve elleri dolu gelmeye çalışırdı. Poşetinde genelde yoğurt, ekmek bazen de küçük sürprizler olurdu. Çocuklar tabi ki babalarından önce gelirlerdi eve, hem de koşar adımlarla. Eve varınca çanta bir köşeye fırlatılır, annenin: “Mahalleden çıkmayın, seslendiğimde evde olun!” sözlerinin ardından koşarak dışarı çıkılırdı. Kızlar birbirlerinin saçını örer, bazen de istop oynarlardı. Erkekler ise top oynar, komşunun camını kırmamak için uğraşırlardı. Eğer oyuna dalıp vaktinde eve gidemedilerse, vay hallerine! O zaman güzel bir cezayı hak ederlerdi. O yüzden vakit dolduğu an herkes eve koşmaya başlardı. Vaktin nasıl geldiğini nereden mi anlarlardı? Ya anneler seslenirdi ya da akşam ezanı ile beraber eve dönüş çağrısının başladığı anlaşılırdı.
Akşam sofralarının başı kalabalık olurken sokaklar ise bomboş kalırdı. Hatta bazı evlerde yemekler ayrı tabaklara koyulmaz, herkes aynı tabaktan yerdi. Yani herkes aynı pilav tabağını kaşıklar, aynı kuru fasulyeye ekmek banardı. Kimse de bundan rahatsız olmazdı. Aksine bu onları birbirine yakınlaştırır, iyi hissederlerdi. Akşam yemekleri kutsalmış gibi herkes o anı bekler, günün yorgunluğu masa başında atılırdı. Tabaklar soğutulmaz, anne-baba bekletilmez ve çocuklar hazırlığa yardım ederdi.
Şimdiyse Suzan sofrada tek başına oturuyordu. Akşam ezanı okunalı çok olmuştu ama masanın etrafı hala dolmamıştı. Eşi ise hala bu saatte telefonda çalışıyordu. Ya birilerine söyleniyor ya da uzunca laf anlatmaya çalışıyordu. İşten gelmişti aslında ama hala zihni oradaydı. Telefonlar çıktığından beri iş, iş yerinde kalmıyordu. Kızı ise akşamları odasından çıkmıyor, son hız sınavlara hazırlanıyordu. Oğlu henüz antrenmandan dönmemişti ama dönse bile hemen odasına çekilirdi. Herkesin kendine ait bir hayatı vardı. Birlikte olmayı sanki kimse önemsemiyordu.
Suzan her iki yaşam tarzını görmüş ve deneyimlemişti. Her iki yolun da nereye çıkacağını, yani sonunu biliyordu. Bu konuda emin olması güçlü bir şekilde devam etmesini sağlıyordu. Bıkmadan, usanmadan, kimseyi suçlamadan her gün, yeniden herkesi davet ediyordu. Çiçeğin yaprakları dökülmüş olabilirdi ama kökleri hala canlıydı. Sabırla her gün sulaması, her gün beslemesi, tekrar çiçek açmasını sağlayacaktı.
Çünkü bu hayatta netlik başarıya giden yolda en önemli adımlardan biridir. İstikrarlı ve adeta seçeneksiz kalmış gibi hedefine kilitlenen kişi için başarı kaçınılmaz olur. Tıpkı istinat duvarının dibinden çıkmayı başarmış filizler gibi. Yağmur damlalarının durmadan damladığı ve aşındırdığı asfalt gibi. Başarılması çok güç hangi eylemi kaldırsak altından çıkacak olan şeydir; ‘Netlik’.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (41)
FATİH B dedi ki
13 Şubat 2026Tüm şartlar aleyhinde gibi gözüksede, her şey imkansız gibi dursa da, buradan bu iş nasıl döner diye düşünmene rağmen hala yapman gerekenleri yapıyor musun? İşte bu, insanın o konuda ne kadar net olduğunu gösterir.
Hilâl dedi ki
14 Şubat 2026Çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Tabağı soğutmamak için albeni gerekiyor. Ailede albenilerimizi nasıl arttırabiliriz? Başarı Psikolojisi, her aile bireyi için bu konuda çok işe yarayan stratejiler veriyor. Bu stratejileri uyguladığımızda, günümüzde bir masal konumuna gelmiş o kalabalık ve neşeli sofralara ve sıkı bağlara kavuşmanın mümkün olduğunu görüyoruz. Teşekkürler.
Tuğba dedi ki
18 Şubat 2026Geçmişe gittim okurken, içim sıcacık oldu. Şimdiyse çoğu şeyde soğukluk hissediyoruz aynı anlatılanlar gibi. Umarım tekrardan netlikle ilişkilerimizi yeşertebiliriz. 🙌
Buket dedi ki
19 Şubat 2026Sabır ama aktif sabır... Emeğinize sağlık.
Zeki Kılıç dedi ki
14 Şubat 2026Demekki baska insanların nasıl davrandığı yada o olayın sonucu önemli değil. Asıl mesele bizim olaylar karsisindaki netligimizmis. Teşekkürler.
Faruk G dedi ki
14 Şubat 2026Hayatta net olan şey Netlik....
Maalesef günümüzün problemlerinden başında da Hedefsizlik geliyor...
Hedef yok netlik yok başarı yok...
Hedef var Netlik var başarı var...Büşra D. dedi ki
14 Şubat 2026Neyi neden yaptığını bildiğinde, insan o netlikle her yerde filizleniyor…
Aşkımsu dedi ki
18 Şubat 2026Günümüzde bitmiş değerlere vurgu yapmak,aile gibi önem taşıyan mueseseyi hatırlatmak ve farkındalık oluşturmak çok kıymetli . Teşekkürler
Feyza dedi ki
19 Şubat 2026Anne neş dakika diye yalvardığımız günleri anımsatan sıcacık hatıralar gözümde canlandı. Bugün ise aileler o günlerin beraberliğinden çok uzak.
Ama net olmamız bu düğümü çözecek gibi duruyor
Bedirhan dedi ki
14 Şubat 2026Bir an çocukluğuma gittim her evde maalesef bu var. Teşekkürler
Atilla G. dedi ki
17 Şubat 2026Geçmişe gidip geldim okurken. 🙂
Günümüzde çoğu ailenin ortak problemi. Ama çözümü olması ve bunu bilmek insana sabır sağlıyor.Görkem A. dedi ki
18 Şubat 2026Eski zamanlara bir gittim geldim. o sofralar, oyunlar, ailenin kalabalığı... Aslında ne istediğini bilmek ve o istediğine doğru hareket etmeye devam etmek. Yazıdaki gibi onlar gelmese de sen davet etmeye devam et...
Gülçin dedi ki
18 Şubat 2026Ah nerede o eski sofraların tadı, keşke kıymetini bilebilsek❣️
Hatice dedi ki
18 Şubat 2026Bir an çocukluğuma gittim, sokaklarında oynadım, sonra hızlıca eve girdim, gözlerim dolu dolu. Duygularım yoğun. Her iki hayatı da yaşamış olmak çok kıymetli. Sabırla beklemek, netlik göstermek. Yavaş yavaş, belki yokuş yukarı ama çok ümit verici.
Ayten dedi ki
18 Şubat 2026Bazen hep geçmiş böyleydi deyib sızlanıyoruz. Ama kendimiz ne kadar NETiz düzelmeye. Tam bugünkü evimizdeki muhabbeti duymuşda yazmış sanki Yazar. Mesajı aldım emeğinize sağlık
ebrar dedi ki
18 Şubat 2026o günlere özlem duya duya...
Nurdan A. dedi ki
19 Şubat 2026Geçmişe gidip geldim biz de oyuna dalardık gitmek istemezdik eve ama her şeyde bir düzen vardı yemeğin saati belliydi sonra tabak alıp yemek yoktu artık kalabalık sofralarımız da pek kalmadı malesef.
Fatma B dedi ki
20 Şubat 2026Keyifle okunan, çocukluğumuza daldırıp çıkartan bir makale olmuş.
Başarıya giden yol gerçekten netlikten geçiyor. Çalıştığım yerde asistanlıktan istifa edip gelen ve tekrar buradan da giden arkadaşları gördüm. Ne istediklerini de hala belirlememişlerdi. Net olmayınca hayatın içinde biraz savruluyor insanlar. Başarıya giden yolun şifrelerinin çözülmüş olması müthiş bir kazanç aslında. Arayanın bulabilmesi dileğiyle. Teşekkürler..Almina dedi ki
22 Şubat 2026Netlik... insan bir engelle karşılaştığında vazgeçmeye ne kadar meyilli. Oysa net olan, engelleri aşıp nasıl da hedefine varıyor. Bitkinin kökünü düşündüm... beton duvarın karşısında ne kadar narin ama netliği ile sürekliliğiyle o duvarı nasıl da aşıp geçiyor. Hedef koyduğunda, net olabilmek hedefe ulaşabilmek için şart demek... Teşekkürler.
selçuk c dedi ki
22 Şubat 2026Doğru yaşadığımız çocukluğumuzu özlüyoruz. Çünkü o zaman farkına var masaj yapan şimdi gerçek ne biliyor ve onu arıyoruz aslında.
D.D. dedi ki
22 Şubat 2026O eski günlerin , o eski sofraların tadını arayan bir yazı olmuş emeğinize sağlık.
Annem hep der ki birlikte bereket var bu yazıyı okuyunca ona bir daha hak verdim 😌Zeliha Erdm dedi ki
27 Şubat 2026Aile cidden insanın en önemli ve özel alanı oradaki problem dalda açan filizler gibi her alana dağılıyor. İnsanın net oluşu azimli oluşu onu mutluluğa götürüyor. Faydalı bir yazı olmuş emeğinize sağlık 🌻
Burcu Büyükşeker dedi ki
2 Mart 2026Yuvayı dişi kuş yapar derler ya…
anne de öylece çırpınıyor ailesini bir masanın etrafında muhabbetle toparlayabilmek için.Tülin Y. dedi ki
7 Mart 2026Günümüzdeki yaşam koşullarını getirdiği çalışma şartlarının aile bağlarını nasıl yavaş yavaş zayıflattığını, birarada olmanın , birlik beraberlik konusunda net olmanın önemini bu makale ne güzel vurgulamış. Osmanlı'dada bu önemliydi.
Aile yaşamlarını incelediğimizde, aralarındaki bağlarını korumuşlar, öyleki obadan beyliğe, beylikten devlete, devletten 700 yüzyıl süren bir imparatorluğa dönmüşler.Serpil Kulaklıkaya dedi ki
7 Mart 2026Okurken bile huzur doldu içim😍
Ekrem Ç. dedi ki
9 Mart 2026Aynı tabaktan yemek, akşam eve zorla getirilmek... Bu yüzden dayak yemek... Eski anılar canlandı.
Eskiden hayatın olağan akışında gerçekleşen şeyleri için bugün mücadele etmek gerekiyor. Ama netlik olunca işler yavaş yavaş rayına oturacak elbet...Meryem Zeynep Ötgün dedi ki
11 Mart 2026“Başarılması çok güç hangi eylemi kaldırsak altından çıkacak olan şeydir; ‘Netlik’.” Ne kadar net ve insanın zihinin açan bir cümle! Gerçekten insan olumlu sonuçlanan neye baksa zor zamanlardaki dik duruş veya verilen ama dönülmeyen sağlam kararlar görüyor. Netlik olunca insan hedefinden başkasına konsantre olmuyor bu da başarıya giden adımları sağlamlaştırıyor. Çok kıymetli
Seçilen Ö dedi ki
14 Mart 2026Birliğimize bizi tekrar döndürecek her tür hedef için netliğimiz olmalı. Gerçekten de öyle. Artık zaman değişti kimse kimseyi beklemiyor. Aile bir arada olamıyor diye düşünmemek gerek. Çünkü en küçük tohumlar bir gün en güzel ağaçlara dönüşüyor. Kim bilir?
Seçilen dedi ki
14 Mart 2026Birliğimize bizi tekrar döndürecek her tür hedef için netliğimiz olmalı. Gerçekten de öyle. Artık zaman değişti kimse kimseyi beklemiyor. Aile bir arada olamıyor diye düşünmemek gerek. Çünkü en küçük tohumlar bir gün en güzel ağaçlara dönüşüyor. Kim bilir?
Işık dedi ki
19 Mart 2026Basit ve net hayatların mutlu ve huzurlu günleri çok eskilerde kaldı. Nerde o eski günler demek yerine, biz de o günleri devam ettirmeyi seçebiliriz. Burada görev de en çok annelere düşüyor. İstersek ve net olursak yapabiliriz.
Rabia dedi ki
29 Mart 2026Ne eski düzen ne de hedefinde net olmak kaldı günümüzde. Herkes bireysel takılıyor, kimse hedefinde uzun süre çabalamaya yanaşmıyor...
Selmin h dedi ki
4 Mayıs 2026Çocukluğuma götüren bir yazı olmuş.
Eve yetişmenin heyecanı içinde soluk soluğa koşarken, annemin hazırladığı leziz yemekleri düşünürdüm.
Özlem duyduğum o akşam sofralarına tekrar kavuşmak için sabırla ve kararlılıkla yola devam🥲Aynur dedi ki
7 Mayıs 2026Bu konuda yalnız olmadığıma sevindim:) bir şeyin en iyi versiyonunu bilince zihin gerçekten onu istiyor. Bu yüzden kıyas yaptığımız içinde net olabiliyoruz. O beraberliğin, samimiyetin verdiği tad başkaydı. Yaşayan bilir:)
Melike Ç. dedi ki
11 Mayıs 2026Nerden nereye... İnsan gelinen duruma üzülüyor. Aile olmanın tadı gerçekten bambaşka.
Büşra D. dedi ki
11 Mayıs 2026Aile olmak, bir arada olmakta aslında bizim elimizde, her yerde olduğu gibi çaba gerektiriyor
Emine Arslan dedi ki
13 Mayıs 2026çocukluğuma götürdünüz beni bu yazıyla. Ben de özlemini duyduğum o kalabalık akşam sofralarını sabırla, kararlılıkla sürdürmeye çalışıyorum. Zor ama net olunca iş kolaylaşıyor
T.Denizci dedi ki
25 Mayıs 2026Eskiden aile bağları daha kuvvetliydi. Şimdi ise herkesin farklı yoğunlukları var ve sofrada bile gerçekten biraraya gelmeyi başaramıyor maalesef.
Funda A. dedi ki
20 Haziran 2026Sofra aileyi toparlayan yerdir.ne olursa olsun suzan gibi net olup eskiden bizlerinde hayatlarında olduğu gibi sofraya ailece oturmak için doğru sebepler oluşturup ailemizi o sofrada toparlamalıyız.
Gülay dedi ki
20 Haziran 2026Zaman değiştikçe, ailede de değişiklikler oldukça aileyi güçlü tutmak için netlik daha da önemli hale geldi.
feyzanurmelek dedi ki
22 Haziran 2026sokaktan soluk solağa sofra için çağırıldığımız günler. Bilirdik ki o sofrada hep beraber olacağız.
Asile dedi ki
30 Haziran 2026sofranın sadece yemek yenilen bir yer değil, aile bağlarının güçlendiği bir buluşma noktası olduğu mesajı çok etkileyici.