
Ah Şu Hayaller
“Ah ne hayallerim vardı oysa ki!”
İnsanlar bazen uzun uzun hayaller kurarlar. Yapacaklarını, ulaşmak istediklerini imgeler ve gerçekleşeceğine inanırlar. Hayal, başta tatlı gibi gözükse de aslında biraz yorucudur. İnsanı başka bir dünyaya sürükler, oradan da çıkmak çok kolay olmaz.
Hayaller her zaman doğru anı kollamayı bilmez. Bazen gecenin sessizliğinde, bazen işin tam ortasında ziyarete gelebilir. Hatta hiç çekinmez, uykuları bile kaçırabilir. Yani hayaller; doğası gereği biraz pervasızdır. O gürültünün patırtının içinde bile insanın aklını ele geçirebilir. Elinde kaşık, bitmiş çorba kasesine bakarken bulur insan kendini.
Herkes aynı şeyleri de düşlemez. Parmak izi kadar farklıdır hayaller. Kimisinin hayallerini doğum gününde beklediği bisiklet süsler. Kimisi de şöyle büyük, bahçeli bir evi düşler. Çocuk dediğin hayalinden çabuk vazgeçebilir. Hemen başka bir şeyle oyalanıverir. Bir paket şekere veya bir top dondurmaya değişebilir hayallerini. Küsmeyi bilmez, gönül de koymaz, olduğu gibi kabullenir yoluna devam eder.
Peki ya yetişkinler öyle midir? Evini tasarlarken, havuzundan mutfağına kadar her detayı getirebilir gözünün önüne. Yani evde hangi koltuk takımı olacağı bellidir. Bahçede ise mangalın yeri çoktan hazırlanmıştır. Tabi tek başına orada oturacak değil ya! Davet edileceklerin listesi tutulmuş, menüler de özenle hazırlanmıştır. Misafirlerin biri gider, diğeri gelir. Bazıları eve kadar hayal eder. Bazıları ise kapının önüne yeni bir araba da çeker. Hayal dediğin sınır nedir, hudut nedir bilmez ki. İşi ona bırakırsak hiç sınır tanımaz, alır uzaklara götürür. Bırakın bir top dondurmayı, ona benzer bir evle bile çözülecek bir iş değildir artık. O kadar çok şey istenmiş olur ki, vazgeçmesi derin bir acı verir.
Hayaller, hayatlar
Bu kadar masum görünen bir hayalin sıkıntısı nerede başlar?
Pakize genç kızlığında evliliğini hiç böyle hayal etmemişti. Kurduğu hayallerinden sahip olduğu aile de nasibini alıyordu. Eşi onun istediği gibi bir şirkette çalışmıyordu. Akşamları eve kan ter içinde geliyordu. O kadar çalışması da Pakize’nin hayallerine yetmeyecekti. Hiçbir zaman o boğaz manzaralı evde oturamayacaklardı. Denize karşı kahvesini yudumlayamayacak, mavi sulara şiir yazamayacaktı. Evinde bir yardımcısı da olmayacaktı. Yani Pakize yine yemeğini kendi yapacak, yerleri kendi paspaslayacaktı. Çocuklarının ise problemleri bitmek bilmiyordu. O ise herkesin, onların başarılarına gıpta ettiğini hayal etmişti. Okul birinciliği, ülke birinciliği hatta uluslararası birincilikler elde etmeliydiler. Tenis oynayıp, keman çalmalı, resim yaparken kitap okumalıydılar.
Başarılı bir Cerrah olmalıydı Pakize, ünü dünyada duyulmalıydı. İnsanlar akın akın ona gelmeli, kapının önünde sıra beklemeliydi. En amansız hastalıkların çaresi olarak görülmeli, makaleleri yakından izlenmeliydi. Yurt dışındaki hastaneler onu davet etmeli ve kongrelerde baş konuşmacı olarak yer almalıydı.
Oysa hayat eylem ister
İşte tam da burada insan yanılıyor, ömründen ömür gidiyor. Hayat ilerlemek için hayaller değil, eylemler istiyor. Uzak hayaller de insanı hareketsiz bırakıyor. Hareketsiz kaldıkça daha çok hayal ediyor ve hayal ettikçe gerçeklerden uzaklaşıyor. Böylelikle de kısır bir döngüye giriyor. O döngü de bıkmadan usanmadan insanı boşluğa baktırıyor. Hayaller büyük beklentiler olarak öylece orada durdukça, hayal kırıklığı olarak geri dönebiliyor.
Oysa insan ulaşılabilir hayaller kurduğunda hemen harekete geçebiliyor. Üşengeçlik onu ele geçirmiyor, o adımı atabileceğini biliyor. Bir adım da diğer adımı yakından takip ediyor. Böylelikle ilmek ilmek hikayesini yazıyor. Belki de asla hayal edemeyeceği bir hayata ulaşıyor. Hem de hiç fark etmediği küçücük adımlarını atmaktan vazgeçmeyerek.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 2 tepki
Yorumlar (18)
Gülay dedi ki
29 Temmuz 2026Basit küçük görmemek lazım. Gerçekçi hayaller insanı hedefe daha kolay ulaştırıyor öteki türlü kurulan büyük hayaller hem yetersizlik hissettiriyor hem de gerçekleşmediği zaman hayal kırıklığı
İpeki dedi ki
29 Temmuz 2026Hayal kurmak güzel elbet, ama ulaşılabilir olması onu güzel ve gerçek yapıyor.
Harekete geçerek, yapabildiğimizden başlayarak küçük küçük adımlarla
İlerlemek gerek. Çünkü insan başardıkça motive oluyor, başardıkça bir üstünü hedefliyor, pes etmiyor, hayal kırıklıklığı değil emeğinin sonucunu yaşıyor . Böylece o süreçte sebebe odaklandıkça farkına varmadan daha büyük başarılar hayallere ulaşabiliyor.Tülin Y. dedi ki
30 Temmuz 2026Oysa hayat eylem ister. Ne kadarda doğru bir cümle. Harekete geçmediğin her süreçten geri kalıyorsun, ilerleyemiyorsun.
Nrana dedi ki
30 Temmuz 2026Çocukluğumuzda bize hep pembe panjurlu ev, Kaf dağı masalları anlatıldı. Filmler de o minvaldeydi. Beklentiler ve hayal kırıklıkları doğal olarak arttı.
Tülin D dedi ki
31 Temmuz 2026Çok abartmadan, gerceklestirilebilecek hayaller kurarsak ve harekete gecersek sonunda hayal kırıklığına da uğramayız
Pınar Ç. dedi ki
31 Temmuz 2026Şu an ister tv ile olsun, ister sosyal medyayla olsun önümüze hiç olmayacak hayaller sürülüyor. Sonra insan "neden öyle olamıyorum?" diye depresyondan depresyon beğenemiyor.
Almina dedi ki
31 Temmuz 2026Sonsuz hayaller kurmaktansa, bugün hedeflerimiz için attığımız her minik adım bizi hayal bile edemediğimiz yerlere taşıyacak. Ne kadar ümit verici :)
Ayşe A. dedi ki
31 Temmuz 2026Hayat eylem istiyor gerçekten...
Hayal kurmak tek başına yeterli değil o ölçüde de harekete geçmek o hayale ulaşmayı sağlıyor..Melda Akanlar dedi ki
31 Temmuz 2026Az laf , çok iş :)
Bir reklam yazısı, bir kaç gündür görüyorum , yazıyı okuyunca aklıma geldi:)Seba dedi ki
1 Ağustos 2026İnsan bu hayatta sırf hayalleriyle yaşarsa sanki çok yükselmiş gibi hisseder . Evet ,ama ne yazik ki gözlerini açtığında ayaklarının boşlukta kaldığını hissetmek kisinlikli daha kötü bir hisstir.
Meltem UZUN dedi ki
1 Ağustos 2026Hayaller, hayatlar :) Ölçülü hayal ve o hayale uyumlu eylemdir insana hayalini mümkün kılan :)
Melike Ç. dedi ki
2 Ağustos 2026Hayat eylem ister, sonuna kadar inanıyorum.
Kaleminize sağlık...Nurdan A. dedi ki
3 Ağustos 2026Hayaller emeklerin ötesine geçemiyor
Hatice B. dedi ki
9 Ağustos 2026Ulaşılamaz hayaller kurmak insanı hayal kırıklığına uğratabiliyor. Sürekli beklenti ve sonuç isteği. Oysa ulaşılabilir hedefleri hayal etmek ve bu hedeflere giderken çaba göstermek çok daha kıymetli. Sonuç zaten çabalarımıza bağlı. Hiçbir emek boşuna değil.
Seçilen Öztürk dedi ki
17 Ağustos 2026Çalışmadan, uğraşmadan hayallere ulaşmak mümkün değil. Aslında o uğraşlar da biraz hayalimiz olsa ne güzel olur.
Gülçin dedi ki
2 Ekim 2026Hayal kurmak ne kadar keyifli olsa da, gerçekleşmesi zor hayaller kurduğumuzda istemeden kendimizi mutsuz ediyoruz. Ya kurduğumuz hayallere ulaşmak için adım atalım ya da öyşe hayaller kurmayalım. Aslında tüm yazının özeti bu ve çok çok doğru, teşeklürler.
Hazal Y. dedi ki
17 Ekim 2026Gerçekçi ve ulaşabilir hayaller kurmak gerek.
Seba dedi ki
27 Ekim 2026Sonra bazı insanlar neden mutsuz olduklarını hiç şaşırmamalılar. Hayalleriyle, yaptıklarından kat kat çok derinleştiler 🫠