
İnsana Kalan
Bayram akşamı yemek sonrası tüm aile salondaydık. Anneciğimin sesi telaşlı geliyordu yine. Özenle açtığı baklavaları bize tattırmanın derdindeydi. Belki de “Eline sağlık annem, senin elinin lezzeti başka.” cümlelerini duymak istiyordu çocuklarından. Bayram kahvaltısını birlikte yapamadık diye dertleniyordu. Tatlı ve sarmalarla telafi etmek istiyordu. Gönül işte, herkes bir arada olsun istiyordu.
Çok sevdiğimiz Levent Abi de eşiyle annemlere ziyarete gelmişlerdi. Aynı anne babadan değildik belki ama birbirimize verdiğimiz değer başkaydı.
Çocukluğunu bilirim, derler ya hani, tam da öyleydi benim için. Geniş ailemizin neşeli, şakacı, bir o kadar candan üyesiydi. Özellikle yazları bize gelmesini dört gözle beklerdik. Eli açıktı, başkalarına harcamayı severdi. Yazın ilk dondurmaları ondan sorulurdu. Onu her gördüğümde çocukluğum aklıma gelir.
Bu ziyaret ise daha bir anlamlıydı hepimiz için. Levent abim, sekiz ay önce ani bir sağlık problemi yaşamıştı. Yaşadığı sağlık problemi hafife alınacak bir şey değildi. Aniden beynine atan pıhtıyla vücudu yarı felç geçirmişti. Hepimize adeta soğuk duş etkisi oluşturmuştu. Şok olmuş, neye uğradığımızı şaşırmıştık.
Olay günü kızıyla telefonda konuşmuşlar. Telefonda kötüleştiğini söylemiş, konuşmasını tamamlayamamış. O heybetli adam, bir anda yere yığılmış; sonrası malum.
Sıradan başlayan bir gün, sabah kötü bir anıyla son bulmuştu. Rutin dediğimiz şeyler aslında ne kadar kıymetliler değil mi? Bazen üzücü tecrübeler edinmeden bunu fark edemiyoruz. Uzunca süren bir hastane serüveni başladı tüm aile için. Levent abimin eşi iyi bir kariyere sahipti. Hatırı sayılır bir firmada yıllarca çalışmış, müdürlük yapmıştı. Konuştuğu dinlenen, etrafa naif davranan bir hanımdı. Kızları ise yurt dışında iyi bir üniversiteden burs kazanmıştı. Her gördüğümüzde bu güzel çifte imrenirdik. Kızlarıyla beraber mutlu bir yuvaları vardı. Derken her plan bir anda durdu. O kadar istenen kariyer planları, okul araştırmaları rafa kalktı. Belirsiz bir süreç onları bekliyordu. İyi bir hastane, iyi bir doktor bulmalıydılar.
Kıymet bilmek
Bu olay, maddi, manevi zorlu bir dönemi beraberinde getirdi. Eşi uzun bir süre izin kullandı, çalıştığı yerde hatırı olmalı ki kabul ettiler. İşlerini bir şekilde uzaktan götürmeye karar verdi. Hastane ev arası devam eden uzun bir yolculuk başladı. Hastaneye götürmek yetmiyor, her türlü kişisel bakımını yapması gerekiyordu. Levent Abi, kendi başına yemek yiyemiyor ve kişisel ihtiyaçlarını gideremiyordu. Kızları ise babasının yanından bir an olsun ayrılmak istemiyordu. Dışardan bakıldığında epey kırılgan bir yapısı vardı.
İnsan içindeyken sahip olduklarının kıymetini bazen göremiyor. Sanki o imkanları hep olacakmış gibi düşünüyor. Halbuki ev, iş, kariyer, sosyal ilişkiler, hayatı devam ettirebilmek için bunlar yeterli zannedebiliyoruz. Oysa zaman zaman kayıplara uğrayabiliyoruz. Hayatın içinde kazançlar kadar kayıpların da olduğunu unutabiliyoruz.
Yine de günün sonunda insanın yanına kalan sevdikleri oluyor. Bunu fark ettiğinde hüznünü geride bırakıp doğru yerden besleniyor ve tekrar çiçek açabiliyor. Hala vakit varken yanımızda olanların kıymetini bilebilmek dileğiyle.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 2 tepki
Yorumlar (28)
Emine Arslan dedi ki
24 Eylül 2026Kıymetli yazınız için teşekkür ediyorum.Kendimizi bulduk yazıda.
Gülçin dedi ki
24 Eylül 2026Çok dokunaklı bir yazı gerçekten.. İnsana unuttuklarınk hatırlatıyor. Hayatın içinde bazen sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilemiyoruz. Çok geç olmadan anlayabilmemiz nasip olur umarım.
Seçilen Öztürk dedi ki
24 Eylül 2026Hayatta bize verilen her şeyin kıymetini bilmek çok güzel ;)
Melda Akanlar dedi ki
24 Eylül 2026İnsan sahip oldukları hep onunla kalacak zannediyor ve çoğunlukla da imkanlarına karşı hoyrat davranabiliyor maalesef:(
Pinar dedi ki
24 Eylül 2026Sahip olduklarımızında aslında bizim olmadığını anlamak için, maalesef bazen ağır sınavlar vermek zorunda kalıyoruz…
Tülin D dedi ki
24 Eylül 2026İyi günde de kötü günde de insanın sevdiklerinin yanında olması çok çok değerli.
Merve dedi ki
25 Eylül 2026günün sonunda insanın yanında sevdikleri kalıyor. Bunu fark ettiğinde, onların sevgisinden güç alıp hüznün içinden geçebiliyor ve yeniden çiçek açabiliyor. Hâlâ vakit varken yanımızda olanların kıymetini bilmek dileğiyle.
Fatma B. dedi ki
1 Ekim 2026Öyle bir koşuşturma içerisindeyiz ki, karşılaştığımız insanlara nezaketen nasılsın diye sorar hale geldik. Hele ki sevdiğimiz insanlar, keyfi nasıldır nicedir, ne haldedir? Bir arada halleşmeye dertleşmeye zamanımız yok. Kaybedince de asla yeri dolduramayacak insanlar var. Henüz yanı başımızda olanların kıymetini bilip, daha da kıymetlendirme ümidini içimizde yeşerttiniz. Çok güzel bir noktaya dikkatimizi çektiniz...
Gülçin dedi ki
2 Ekim 2026Hakikaten yanıbaşımızda olanların kıymetini unutabiliyoruz. Aslında hayatlarımızı güzelleştirenler onlar. Bugün biraz daha dikkatli baksak ve farkına varsa ne güzel olur.
Kadriye dedi ki
2 Ekim 2026İnsanoğlu rutinden sıkılıyor şikayetçi oluyor kimi zaman.Bi kaza yada hastalik oldugunda kıymetini biliyor, işine ailesine şikayet ettiklerine baska bakmaya başlıyor.
Almina dedi ki
4 Ekim 2026Ne kadar kıymetli bir şeyi hatırlattı. Farkında olmadığında çiçek gibi soluyor insan. Kıymetini bilip tekrardan çiçek açabilmek lazım. :)
Gülay dedi ki
4 Ekim 2026Hayatımız hep aynı ritimde gitmiyor bazen böyle üzücü durumlar da yaşayabiliyoruz. Sonradan üzülmemek için sevdiklerimizin kıymetini bilmek ve onlara gereken değeri vermek önemli gerçekten.
Sibel dedi ki
5 Ekim 2026İnsanın sahip olduklarının kıymetini kaybetmeden anlayabilmesi çok kıymetli
feyzanurmelek dedi ki
5 Ekim 2026bir anda gelişen bir olay insanın önceki gün yaptığı standart kahvaltısını 2 yıl boyunca arar hale getirebiliyor insanı. insanlık hali. her an çok kıymetli
Melike Ç. dedi ki
7 Ekim 2026Nedense sahip olduklarımız hep bizde kalacakmış gibi geliyor. Oysa hiç de öyle olmuyor.
Hazal Y. dedi ki
7 Ekim 2026İnsan yanındakilerin kıymetini yanında olmadığında anlıyor.
Keşke halaa yanı başımızdayken bilebilsek..Meltem UZUN dedi ki
9 Ekim 2026İnsan hayatından sıkılıp bazen bulunduğu durumdan hiçbir şey yok iken şikayet edebiliyor. Bir hastalık, bir cenaze araya girdiğinde anlıyor ki nelere sahipmiş meğerse.. Rutin nimettir. Kötü gününde sevdiklerin de yanında ise çok daha kıymetli..
Ceyda Dede dedi ki
10 Ekim 2026"Napıyorsun, nasılsın?" sorusuna verdiğimiz o cevap: "Ne olsun ya aynı herşey, rutin devam ediyor" cevabı. Aslında ne kadar kıymetli bir şey söylüyoruz kimi zaman farkında olmadan.
Sümeyra Karlıdağ dedi ki
16 Ekim 2026İmkanlar hayatında insanı rahat ettirse de uzun vade de rahatlık tuzağına düşmesine sebep olabiliyor. Sanki hep olacaklarmış gibi yaşıyoruz hayatı. Aslında yokluğuna da hazırlıklı olmak gerekir...
Pınar Ç dedi ki
19 Ekim 2026Zamanı geriye çeviremiyoruz. Geç olmadan sevdiklerimizin ve sahip olduklarımızın kıymetini bilelim
Funda A. dedi ki
20 Ekim 2026İyi günde, kötü günde, sağlıkta, sıhhatte yanında olmak bu olsa gerek..
Nrana S. dedi ki
20 Ekim 2026Her zaman hava güzel olmalı gibi geliyor insana. Her zaman güneşli olmalı gibi.. Oysa bazen, fırtınalı boranlı günler de olacak. Önemli olan o zamanlar verdiğimiz tepkiler. İnsanlar karşılaştıkları olayların değil verdikleri tepkilerin sonucunu yaşarlar... Levent Abinin kızı gibi doğru tepkiler verebiliriz umarım.
Tülin Y. dedi ki
21 Ekim 2026Hergün yaşayacakmış gibi davranıyoruz. Bize verilen bir sınırın olmadığını düşünüyoruz halbuki hiçbir şey sonsuza kadar hayatta kalmıyor ve biz yeterince verilenlerin kıymetini bilmiyoruz. Her gün birbirini tekrarıymış gibi geliyor insana ama o tekrarı diğerinden farklı kılmak insanın elinde sanki.
Bu sebeple her yeni güne bize verilen yeni bir fırsatmış gibi şükretmemiz gerekiyor ne dersiniz?Sinem dedi ki
23 Ekim 2026İnsanın herşeye sahip olması gerekiyormuş gibi bir inancı var. Oysa ki herşeyi olmayabiliyor. Asıl mesele yanımızdakilerin varken de yokken de yanımızda olup olmaması. Gerçek bağımız ve sevgimiz her koşulda yanımızda olanlarla oluyor.
Seba dedi ki
23 Ekim 2026Evet bu hayatta hiç bir şey kalıcı değildir ,ancak insan zıt dalgalarla bir hayat yaşıdığını bazen untuyor ;)
Hilâl dedi ki
25 Ekim 2026İnsan kıymetlilerini normalleştirmemeli..
Sema dedi ki
26 Ekim 2026Hayatımız hep planladığımız gibi gidecek sanıyoruz… hep yanımızda olacaklar sanıyoruz…
Yadigar dedi ki
26 Ekim 2026"Hala vakit varken yanımızda olanların kıymetini bilebilmek"
Sahi neden sevdiklerimiz hep yanımızda kalacak mış gibi bütün sistemlerimiz onlara bizi kalıcıymış gibi yaşatan his neyin nesi ?
Oysa verdiğimiz tepkiler değil midir? Bize bu sınavı kazandıracak olan.