
Kaliteli Zaman
"Tebrikler hamilesiniz!" cümlesiyle başlar annelik. Erkekler bebeği kucağına aldıklarında baba olduklarını anlarlar. Kadınlar ise bebeği henüz karınlarında hissetmeseler de artık annedirler. Bu yüzden de hazırlıkları erken başlar. Hazırlık sadece zıbın, biberon gibi ihtiyaçlar değildir. Erkenden hazırlanan alışveriş listesinde kitaplar da vardır. Uyku düzeni, bağ kurma, iyi ebeveynlik gibi konuları da merak ederler. Emanetlerini en güzel şekilde büyütmek isterler. Bunun için de kafa yormaya erken başlarlar. Yemek düzenine kadar değişir hayatları. Eve daha önce girmemiş olan sebzeler girmeye başlar. Bebek bakımıyla ilgili detaylar öğrenilir, bazen kurslara gidilir. Tatlı bir telaş sarar evi, bu aynı zamanda köklü bir değişmdir.
Derken o minik çıkıp geliverir, bütün gündemi değiştirir. Dokuz ay boyunca özlem içinde beklenmiştir. Sarılmaya, güzel kokusunu koklamaya doyulmaz. Artık annenin harekete geçme, öğrendiklerini uygulama vaktidir. Bununla birlikte annede öğrendikleri ile yaşadıkları arasında çatışmalar başlar.
"Erken yaşta tek başına yatmaya başladığında özgüveni gelişiyormuş." denir. Oysa içinden gelen bebeğiyle sarılıp uyumaktır. Sadece belli aralıklarla emzirilmesi tavsiye edilir. Annenin bedeni ise bebek ağladığında beslemek için işaretler verir. Binlerce yıllık annelik içgüdüsüyle modern görüşler çatışır. Uykusuz gecelerle birlikte bu durum da zamanla anneyi çok yorar.
Oysa çocuk geceleri uyandığında da ağladığında da her şey yolundadır. Henüz dünyaya yeni gözlerini açmış adapte olmaya çalışır. Annesinin karnında suyun içinde yüzerken, dışarı çıkmasıyla birlikte oksijen ciğerlerini yakar. Bir açlık hisseder ve aynı zamanda yediklerine alışmaya çalışan karnı ağrır. Tüm bunlara adapte olmak kolay değildir. Bunun için de destekçi olarak yanında annesi vardır.
Ah şu annelik!
Bebeklik süreci yolculuğun en başıdır. Büyümek ise uzun bir yolculuktur. Artık bedeni dünyaya adapte olmuştur. Fakat duygu ve düşünceleri nereye akacağını şaşırmıştır. Hayal dünyası gelişsin, parmak kasları güçlensin derken evler adeta atölyeye dönmüştür. Nohutlar bir tabaktan diğerine aktarılırken koridorlarda gezmeye başlar. Kaliteli zaman adı altında sofrada olması gerekenler yerlerde yuvarlanır. Her yer dağınık ve düzensizdir. Anneler sürekli dağınıklığı toplar ama kısa bir süre tekrar her şey eski haline gelir. Bir süre sonra anne annelikten çıkıp bir etkinlik düzenleyicisine dönüşür. Sınırsız hayal gücü için sınırsız çocuklar yetişmektedir.
Oysa çocukluk sadece dünyayı değil, sınırları da öğrendiği aşamadadır. Yaşam başlı başına bir atölyedir. Sokak kedilerinin gündüz uyuyup, gece hareket etmesi bir şey anlatır. Kuşların güne erken başlayıp geceleri susması başka bir şey öğretir. Yaprağın şekli ve rengi kuruyup yeniden canlanmayı gösterir. Uçsuz bucaksız görünen ağaçların sınırlarının olması bir mesaj verir. Kahverengi topraktan her seferinde farklı renkte bitkiler, meyveler yetişmesi hayret vericidir.
Kaliteli zaman aslında yapay bir atölye değildir. Uçsuz bucaksız bir atölyenin düzenli olarak gözlemlenmesidir. Çünkü gerçek hayat, oyun hamurlarında değil, tabiatın her detayında muazzam bir şekilde saklıdır. Gerçek başarı çocuk yetiştirirken onu hayatın içine olduğu gibi adapte edebilmektir. Çünkü hayatın bir gerçekliği var ve insan doğadan uzaklaştıkça bunu unutuyor. Yerine sahte maddeler koyarak gelişimini desteklemeye çalışıyor. Oysa hiçbir şey doğada olduğu kadar öğretici olmuyor insanlar için. Çamurdan oyun hamurları, ağaçlardan lego yaparak hayal gücünün sınırlarını zorluyor. Bir yaptığı diğerine benzemiyor, farklı, tasarımsal ve etkileyici oluyor. Böylece doğalında büyüyüp gidiyor insanoğlu.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (42)
Rana dedi ki
27 Mart 2026Hayatta hepimizin ihtiyaçları benzer değil mi aslında? Dikkatli bakınca fark ediyor insan bir kuzu doğduktan sonra nelere ihtiyaç duyuyorsa bir bebek de onlara ihtiyaç duyuyor. Bir tohum güçlenip toprağın altından nasıl çıkıyorsa, yavaş yavaş nasıl kocaman bir ağaç oluyorsa insan da öyle büyüyor, gelişiyor. Etrafında yol gösterecek ne çok şey var insanın, yeter ki öğrenmek istesin.
Melda A. dedi ki
27 Mart 2026Her işin başındaki yetersizlik hissi ve bilgi eksikliği aşılması gereken en büyük problem gibi gözüküyor.Annelik de öğrenilmesi gereken bir süreç:) Keşke bebek doğmadan önce öğrenilebilse işler daha kolay olur hem bfbek hem de anne için
Hatice dedi ki
27 Mart 2026Aslında hayatta bu kadar yapay olanlar ile kendimizi de çocuğumuzu da zorlamak yerine doğal olanı doğanın içerisinde olanı hem eğlendirip hem de öğrenmesine teşvik edebiliriz. Bu çocuklar için de ebeveyn için de çok daha keyifli ve huzurlu oluyor.
Müzeyyen dedi ki
27 Mart 2026Doğal akıştan koparmayan, doğal akışı destekleyen öğrenmelerle dolsun dünyamız :)
Selmin hamidioğlu dedi ki
8 Nisan 2026Modern görüşler, uzmanlar ne derse desin annelik iç güdüsü şaşmıyor, bir şekilde doğruyu buluyor. Yeter ki doğallıktan uzaklaşmasın.
Fatma Okumuş dedi ki
28 Mart 2026Anneler çocuklarını en iyi haliyle büyütmek Daha doğrusu yetiştirmek istiyorlar. Bu yetiştirme sürecinde gerçek dışı etkinlikler, sahte oyuncak ve oyunlarla oyalamak hem çocuğa zor hem de anneye zor... Yaşına uygun olacak şekilde oyun hamuru ile oynayacağına gerçek hamur ile ekmek yapsın beraber yapılabilir. Karton keseceğine havuç kessin. Yan yana objeleri dizeceğine patatesleri tepsiye dizsin. Tırmanma duvarına çıkacağına ağaca çıksın, meyve toplasın. Doğa yanlış yapmaz, insan vücudu yanlış yapmaz. İnsan doğaya, gerçeğe uyumlandığı zaman daha konforlu ve mutlu oluyor.
Feyza Ç. dedi ki
28 Mart 2026Günümüzde anne olmak çok zor deniyor. Ama çıraklığını kabul etmediğimiz ve doğru tepki vermediğimiz ne kolay ki şu hayatta? Annelik de yalnızca bunlardan biri... Umarım isteyen herkes anne olmanın gerçeğine ulaşabilir.
Seçilen Öztürk dedi ki
28 Mart 2026Aslında gerçek açlığa göre yaşamın içindeki mevcut yapıyı bozmadan doyum sağlamak hedeflense anneler daha az yorulur. Çocuk da neticede bir insan anne ve babasından bizzat hayatı öğrenmek ona da hem kolay hem de daha zevkli gelecektir. Ama biz bazen doğal ve kolay olan yerine daha zor ve yapay olanı seçebiliyoruz.
Rabia dedi ki
30 Mart 2026Kitaplardan kurslardan öğrenmeye çalışıyor insanoğlu anneliği bile. Oysaki insanlık tarihi kadar eski bir şey. Büyüklerin deneyimlerinden faydalanmak artık hiç akla bile gelmiyor...
T.Denizci dedi ki
14 Nisan 2026Çok güzel bir yazı olmuş, tebrikler.Yani insanın doğayı çok iyi gözlemlemesi ve hayatını buna göre düzenlemesi , hem çocuk yetiştirme, aile yaşantısı hem de iletişim ve cevre ile ilişkilerde sorunsuz yaşamayı sağlar. Aslında çok kolay ama bizler hayatı kendimize zorlaşıyor, her şeyi karmaşık hale getiriyoruz. Sonra da işin içinden çıkamıyoruz..
Işık dedi ki
16 Nisan 2026Hayat bir okulken biz illa da fıtrata aykırı özentilerin peşinde ısrarcı olmuyoruz. Biraz irdelesek çözüm bulacağız aslında..
naz A. dedi ki
16 Nisan 2026"Kaliteli zaman aslında yapay bir atölye değildir." Gerçeğin ta kendisidir..
Cansu P. dedi ki
16 Nisan 2026Ahh içim ılık ılık oldu😻 Gerçekten bebeğimle doğada geçirdiğim zaman bana da şifa veriyor. Baktığım yer gözüme, soluduğum hava ciğerlerime şifa 🤲
Yeşim G. dedi ki
16 Nisan 2026Çocuğunun geleceği için metropol yaşamdan uzaklaşıp doğaya yakın hayatı seçen aileler var. Ve gerçekten doğadan uzak yetişen insanla doğada yetişen çocuk arasında çok fark oluyor.
Sevgi G. dedi ki
16 Nisan 2026Kaliteli zaman yaşama hazırlayan zaman... Öğrenilen zaman...
Gülcan K. dedi ki
17 Nisan 2026Ne kadar uzaklaştırılmışız gerçeklerden okuyunca bir daha anladım...
Aslında Olması gerekenler, "olmaması gerekiyor" şeklinde aktarılmış. Çoğunu düşünmeden herkes öyle yapıyor diye yapmışız belkide... Oysa hayatta örnek alabileceğimiz bir çok şey vardı öğrenmek için...Başak dedi ki
3 Mayıs 2026Okurken hepimiz bazen başımızı salladık onay verircesine dimi 🥰bazende mahcubiyet duyduk gerçekleri farkedince. Annelik öyle bir süreç ki... Yanlışlarınla doğrularınla hep iyiliği için debelendiğin bir hal 😊 Annemin bir lafı var" Kızım annelik vicdanının hep bir sızlamasıdır"der. Kayınvalidem de " Kızım evlat yetiştirmek mermerde gül yetiştirmeye benzer" der. 🌿🌺🥰
Tuğba dedi ki
4 Mayıs 2026Yaşam başlı başına bir atölyedir ne güzel bir cümle. Öğrenmek için etrafına bakana ne çok şey gösteriyor hayat. Yeterki meraklı gözler ile bakabilelim.
Minşa dedi ki
4 Mayıs 2026Gerçek başarı çocuk yetiştirirken onu hayatın içine olduğu gibi adapte edebilmektir. Çünkü hayatın bir gerçekliği var 🤍
ebrar dedi ki
6 Mayıs 2026emeklerinize sağlık...
Gülay dedi ki
6 Mayıs 2026Hayatı kendi kendimize zorlaştırıyoruz. Eskiden olduğu gibi doğayla bağımızı güçlü tutsak hayat hepimiz için daha güzel olacak🌿
Büşra D. dedi ki
9 Mayıs 2026İnsan bazen o yetersizlik hissiyle bocalayabiliyor, aslında elimizin altında ne güzel imkanlar varmış, doğalından :)
Ayten Dönmez dedi ki
10 Mayıs 2026Herşey bulunduğu ortama uyum sağlayabildiği müddrtçe hayatta ve ayakta kalıyor, insan da öyle.
Büşra dedi ki
10 Mayıs 2026Gerçekten de süreci ne kadar güzel özetlemiş. Çocuk ne kadar doğa ile iç içeyse o kadar gelişimi sağlıklı.
Arzu dedi ki
10 Mayıs 2026İnsan anneliği de ezber görevlerden çıkıp irdelemeli. Bir süre sonra görev silsilesine dönüşen bu zorlu yolculuk aslında yeni bir bireyin hayata adaptasyon süreci. Büyüleyici bir şey..
Leyla Sözüer dedi ki
10 Mayıs 2026İnsan hep çözümü olmadık yerlerde aradı:(
Oysa her şey yanıbaşında, burnun dibinde….Zeynep dedi ki
10 Mayıs 2026Annelik iç güdüsü inanılmaz bi şey. Ama onu bile bozmak için ne dolaplar çevirdiler.
İpek K dedi ki
10 Mayıs 2026Kaliteli zaman kaliteli öğrenme uçsuz bucaksız doğa atölyesinde, gerçek doğanın her yerinde kuşunda böceğinde, denizinde toprağında, güneşinde ayında…
Anne olanlar içgüdüsel olarak çocuğun ihtiyacına göre gerçeğe yönlendirilir aslında… Sadece biraz doğayı gözlemlemek, biraz düşünmek ilişki kurmak yeter .Zümra dedi ki
11 Mayıs 2026Ah şu annelik....
A.C. dedi ki
11 Mayıs 2026Doğanın çocuk gelişimindeki yerini bu kadar sade ama etkileyici anlatan çok az yazı okudum
Darmona dedi ki
14 Mayıs 2026İnsan bazen gözünün önündekilerini göremiyor aslında da hayatımızın her yerinde bize ders var.
Aynur B. dedi ki
23 Mayıs 2026Eğlenirken öğrenen, öğrenirken olgunlaşan, sınırlarını öğrenmeye başlayan bir çocukluk, bir çocuk yetiştirme çok hayal değil. Bu yazıda çok güzel anlatılmış. Teşekkür ederim;)
Ece U. dedi ki
23 Mayıs 20262 evladın annesi olarak bu yazı bana o kadar iyi geldi ki elinize sağlık.. :)
Emine A. dedi ki
23 Mayıs 2026Doğa ve çocuk gelişimi ne kadar güzel anlatılmış.
Melike Ç. dedi ki
23 Mayıs 2026Annelik hem zor hem tatlı :)
Güzel bir yazı olmuş, kaleminize sağlık.Merve dedi ki
1 Haziran 2026Anneler ve anne olacak anneler için destekleyici bir yazı. Doğal kalabilmek ve öğrenebilmek çok kıymetli.
Eylem dedi ki
4 Haziran 2026Mış gibi yaşamasak her zorlukta öyle keyifli anlar da var ki… 🥹❤️ Bir insanın yetişmesine, ormanda bir ağaç olmasına rehberlik etmek gibi…
Funda dedi ki
21 Haziran 2026Bazı şeyleri çok abartıyoruz faydalı olacağını düşündüğümüz şeyler zarar verebiliyor.
feyzanurmelek dedi ki
22 Haziran 2026çocuğa oyuncak almak aklına geliyor da kurabiye yapmak aklına gelmiyor insanın.
sinem dedi ki
23 Haziran 2026Eskiden çocuklar doğa içinde, sokaklarda büyüyordu. İnsanın doğa gibi bir sınırının büyük konfor.
Nurdan A. dedi ki
29 Haziran 2026Biz de küçükken kardeşlerimle birlikte annem ekmek yaparken yanında suyla toprağı karıştırır çamur yapar kapkacak yapardık güneşte kurutur sonra evcilik oynardık gayet kaliteli vakitlerde☺
Asile dedi ki
30 Haziran 2026Hayatın bir gerçekliği var ve insan doğadan uzaklaştıkça bunu unutuyor.Ne kadar önemli bir vurgu...
ne güzel örneklerle anlatılmış,teşekkürler.