Biberiye

Sevgili günlük;

Bugün ne oldu biliyor musun? Anneannemin evlatları gibi bakıp büyüttüğü çiçeklerinden birine çarptım. Hani şu her gün onlarla bıkmadan konuştuğu çiçekleri var ya, işte onlar. Hatta bazen evlatlarından bile daha özenle bakar onlara. İzlerken insan imrenir, o çiçeğin yerinde olmak ister. Çiçekler de karşılığını verir tabi, coştukça coşarlar. Biz anneannemin ailesi olduğumuz gibi, çiçeklerin ailesi de anneannem olmuş.

“Güm!” diye bir ses geldi düştüğünde. Çıkan gürültü saksılardan olunca hemen radarına takıldı. Anneannemin yavaş adımlarla diğer odadan geldiğini hissettim. Bir yandan da aceleyle dökülen toprağı toparlamaya çalışıyordum. Patiklerinin üzerine giydiği terlikleriyle göz göze geldiğimde iş işten geçmişti. Canım biberiye çoktan kırılmıştı bile. Kırılan dalı yerden aldım, kenara koydum. Arbede sırasında bir de faketmeden fesleğene çarpmışım. Bir taraftan onun kokusu da yayılmaya başladı.

Anneannem; “Hızlıca suya koyalım onu.”dedi. Ve kaplumbağa hızında yürümeye devam etti. Beklemediğim şekilde sakin gördüm anneannemi. Ben zannediyordum ki bir zılgıt yiyeceğim çocukluğumdaki gibi. “Babanızın ağzına ekmek yağsın.” diye kendine özgü dileklerde bulunurdu. Babamın kilosuyla alay ederken, bir taraftan da bizi hizaya sokardı. Bu kez şey demedi, sessizce oturdu.

“Anneanneciğim neden kızmadın?” dedim.

“Yavrum, kızacaktım ama biberiye kırıldığı yerden ne güzel kokmuş. Ben sana ne diyeyim ki şimdi?” dedi.

“Ah be anneanneciğim, aslında çok şey söyledin bana.” dedim içimden.

Kırılan bir biberiye dalı bile hala güzel kokabiliyordu. Darbe gören fesleğen faydasını sunmaya devam ediyordu. Sanki görevinin farkında ve son ana kadar yerine getirmeye devam ediyordu. Bütün insanlık ve ben, anneannemin çiçeklerinin bildiği hangi bilgiyi bilmiyorduk acaba?

Anneannemin bitkileri, belki yaşam piramidinin en altındalar. Buna rağmen yapması gerekeni yapıyorlar. Örselenmiş olmalarına rağmen anneanneme iyi gelmeye devam ediyorlar. Bir amaçları olduğunun farkına varmışçasına hareket ediyor, mis gibi kokmayı sürdürüyorlar. Hayat onları elemeden onlar kendilerini elemiyorlar.

Kendimi düşündüm, sahiden ben neyi neden yaptığımın farkında mıyım acaba? Bir iş yaparken hangi sonuca ulaşmaya çalışıyorum? Onu desteklediğini sandığım küçük küçük hedeflerim var mı? Şartlar istediğim gibi gitmediğinde de yapmam gerekenlere odaklanabiliyor muyum? Çoğunlukla hayır ve bunun için kendime çok kızıyorum. Bazen doğru hedefler belirleyip sonuna kadar devam etsem de çoğu zaman yarıda bırakıyorum.

Mücadeleci Biberiye

Aslında ne olursa olsun belirlediğim hedefe son ana kadar ulaşmaya çalışmam gerekir, bunu biliyorum. Tıpkı anneannemin biberiyesi gibi. Uygun şartlarda suya konulduğunda, yeniden kök salıp toprağa tutunmaya uyumlu hale gelebiliyor. Kırılmasına, köklerinden ayrılmasına rağmen, hala mücadele etmeye devam edebiliyor. Şu an benim de sahip olduğum şartlar değişebilir. Peki o zaman hedeflerime ve amacıma sadık olabilecek miyim?

Görünen o ki hayatın işleyişine uyum sağlayan eninde sonunda kazanıyor. Kırılsa da devam edebiliyor, yeniden köklenebiliyor. İşin sırrı; sonuç ne olursa olsun sebeplere odaklanmaya devam edebilmekte. Sanırım her vazgeçmeye kalktığımda; biberiye perdenin arkasından çıkıp bana el sallayacak. Ne kadar da iyi olur, umarım bunu yapmayı hiç bırakmaz.

37 Yanıt

  1. Benim biberiyemde kendi anneannem sanırım🥹

    Anneannem hastalandığı zaman bize misafir geldiğinde sohbeti, duruşu, deneyimleriyle evimizde biberiye kokusu gibi ferahlık vermişti.
    Hastaydı ama hastalık zamanlarında bile ne çok şey öğretmişti. Biberiye misali gibi. Kaleminize sağlık ❤️

    Loading spinner
  2. Her vazgeçmeye çalıştığımızda perdenin arkasında el sallayan biberiyeleri hatırlamak.. içten ve samimi anlatılmış insana umut veriyor kaleminize sağlık 🌸

    Loading spinner
  3. Netliğin çok güzel bir örneği olmuş. İnsan hedefine giderken yaşadığı olumsuzluklarla vazgeçişleri kolay olabiliyor.Aslında olay biberiye gibi yaptığın işten emin olabilmekte.

    Loading spinner
  4. Hakikaten insan bazen içinden vazgeçme diyen sesi arıyor. Kendimize vazgeçmemeyi alışkanlık haline getirmeyi öğretelim 😀

    Loading spinner
  5. Çok keyifli ve içten bir yazı olmuş.. Anneannemi özledim okurken, çiçekleriyle konuşmaları geldi aklıma.. Bitkilerine hiç bu açıdan bakmamıştım, kaleminize sağlık🌷

    Loading spinner
  6. Her insanın özüne ulaşan bir yol vardır. Bu yazıyı okurken bir kez daha bunu anladım.

    Öze ulaşan bir biberiye var olmuş ne güzel.
    Biberiyeyi öze ulaştıran soyuttaki irdeleme ise daha bi güzel.

    Loading spinner
  7. “kırıldığı yerden ne güzel kokmuş” Kırıldığın yerden güzellik yayabiliyor olmak ne kadar güzel harika bir özellik. Bu güzel mesaj için teşekkürler 😉

    Loading spinner
  8. Ne kadar keyifle ince düşünerek yazılan bir yazı olmuş. Öncelikle, kaleminize sağlık. Hayatta hepimizde mücadeleci biberiyeler değil miyiz bir yerde? Amacımız ve hedefimizden ne kadar sadığız? Detayda düşünüp ders alacağımız çok şeyler var.

    Loading spinner
  9. İnsan neyi neden yaptığını bildiğinde yani bir amacı olduğuna en zor şartlarda bile yolunda devam ediyor. Ama amaçsız olduğunda, karşısına çıkan en ufak zorlukta pes ediyor. İşte bir biberiye gibi en zor anında kokmaya devam etmeli insan. Çok güzel, eğlenceli ev öğretici bir yazı elinize sağlık 🙂

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner