Lokomotif

Bir gün öğretmenim tahtaya yan yana birçok sıfır çizmişti. Her biri, insana ait olan bir şeyi ifade ediyordu. Biri aile, biri sağlık, biri maddiyat ve diğerleri. Sınıfa dönüp soru sordu: “Tahtada hangi sayıyı görüyorsunuz?” Pek çok sıfır yan yana olsa da sonuç belliydi; sıfır. Sonra tekrar tahtaya dönüp, hepsinin başına “1” rakamını yazdı. Tekrar sordu: “Şimdi tahtada ne görüyorsunuz?”

Tahtada olan sayı neredeyse milyardı. Öğretmenimiz oradaki “1” rakamının kendimiz olduğunu anlatmıştı. Lise çağlarıydı ve her birimiz çeşitli sebeplerle bir yerlere savrulmaya çok müsaittik. Hayatla ilgili mücadelenin içine girmek üzere olduğumuz bir dönemdi. Bizim için ise farkında olmak kolay değildi. Öğretmenimiz aslında ne istediğini bilen bir insanı tarif etmişti.  Hedefleri olan ve hedefleriyle yol alan insanın önemini anlatmıştı.

İnsan ne ister?

İnsanın da hayatı boyunca aslında sorması gereken soru buydu. Ne istediğini bildiğinde, düşse de devam etmeyi biliyordu.  Ben de zaman zaman zorlansam da kalkabilmeyi öğrenmiştim, tabi evli ve çocuklu olana kadar.

Çocuk doğduktan sonra hedeflerim değişmişti. Artık sadece bir sonraki saatin hızla gelmesini bekler olmuştum. O dönemde patlayan pandemiyle birlikte aileden de desteklenemiyorduk. Böylece günlerim tek destekçim olan eşimin yolunu gözlemekle geçiyordu. Açık denizde kalmış, bulunmayı bekleyen o insan gibiydim. Bulduğum her dala tutunup, biraz soluklanıp hayatta kalmaya çalışıyordum. Çocuk olmadan duş almak en büyük konforum haline gelmişti.

İstediğin şey her neyse yapmalı ve başarmalısın!” mottolarıyla büyümüştüm. Öğrendiğim her şeyi vagonlara koymuş ama bir yere gidemiyordum. Art arda vagonlar sıralanmış lokomotifi olmayan bir tren gibiydim. 

Yeni hayatımın bu olduğuna razı olup hedeflerimden vazgeçmek üzereydim. Lakin hayat buna izin vermedi. Bir gün konuşmacı bir kadının anısıyla dinledim. Şöyle anlatıyordu; “Ülkede deprem olmuştu ve herkes yardım için koşturuyordu. Bense tüm kalbimle deprem bölgesine gitmek istiyordum. Lakin oğlum çok küçük olduğu için ne yapacağımı bilmiyordum. Oğlumla bir anlaşma yapsak diye düşündüm. Oturup oradaki insanların bize ihtiyacı olduğunu anlattım. Sonra anlaşma için sorumu sordum. “Sen yanımdaki arabadan hiç çıkmamak şartıyla bana battaniye uzatacaksın. Ben de battaniyelerin ulaşması için paketlere yardım edeceğim. Anlaştık mı?”

Tüylerim diken diken, kalbim yumuşacık olmuştu. Zihnimdeki tutukluktan, esaret hissinden kurtularak bir anda özgür oluvermiştim.

O gün denizdeki gemi, vagonlarıma lokomotif olmaya karar verdim. Öğretmenimin lisedeyken anlattığı şeyi farklı bir yönden idrak etmiştim. Hayat her şartta beni bekliyordu. Böylelikle ben de başkalarını beklemekten özgürleşiyordum. Çocukların büyümekte acele etmesine veya birilerinin beni sıkışıp kaldığım yerden kurtarmasına gerek kalmamıştı. İnsanın her dönemde hareket kabiliyeti vardı ve böylelikle hayatımın en büyük davetlerini belki o günden sonra yaptım.

“Sevgili yavrum, hayat her zaman kolay değil. Lakin birlikte ne yapsak, yaptıklarımın en iyisi olacağına inanıyorum. Seni de hedeflerimde destekçim olmaya davet ediyorum. Birlikte öğrenecek çok şeyimiz var. Hayata birlikte karışmayı dört gözle bekliyorum.”

30 Yanıt

  1. Tek başına neler yapabileceğini keşfetmek ve kendini gerçeğin aynasında seyretmek paha biçilemez.

    Loading spinner
  2. İnsanın kendisiyle birlikte etrafındaki herkesin aynı anda harekete geçmesini beklemesi gerçekten de zihnindeki bir yanılgı oluyor. O vakit hiç gelmiyor. Ne zaman harekete geçsek bizimle beraber olanlar da tıpkı o vagonlar gibi hareketlenecek demek. Harekete geçince o esaret hissi kayboluyor demek…

    Loading spinner
  3. İnsan hayatta başarılı olmak istiyorsa önce lokomotifini seçmeli ,neyin peşine takılıp gitmek istiyorum? Keyifle okudum, teşekkürler

    Loading spinner
  4. Hayatta harekete geçmek için tüm şartların istediğimiz gibi olmasını beklersek , o hareket zamanı hiç gelmez. En güzeli şartlara uyumlanabilmek.

    Loading spinner
  5. Yola devam edebilmek için bazen zorlansakta sahip olduklarımızı bir engel değil, destekçi olarak görebilmek insanı rahatlatıyor
    Kaleminize sağlık

    Loading spinner
  6. Başkalarını beklemeden hareket etme kabiliyetinin varolmasi ne büyük zenginlik.
    Böylece zihnin de ki esaret kurtulabilirsiniz…

    Loading spinner
  7. “Art arda vagonlar sıralanmış lokomotifi olmayan bir tren gibiydim.”
    Bu cümle birçok şeyi anlamamı sağladı.

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner