Görünmez Bağlar

Migren ağrısını, acısını bilenler bilir. İnsanın kafası sıkıştırılıyor gibi olur. Dünya durur, sadece o ağrı kalır. Gözü, kulağı basınçlı bir şeye maruz kalmışçasına kitlenir. Peki o boyundaki gerginliğe ne demeli! “Nane mi sürsem? İlaç mı içsem?” diyerek geçirilir saatler. Uyumak ister insan ama uyumak ne mümkün. Birazcık ışık bile ağrıyı tetiklemeye yeter. Ağrılı iken her yer karanlık olsun ister insan. Yemek yemek istemez. “Yeter ki geçsin!” diyerek öylece beklenilir gecelerce.  Anlattıkça insan tekrar tekrar yaşıyor gibi oluyor.

İnsan, böyle zor zamanlarda sağlığın önemini daha iyi anlıyor. Aslında sağlıklı bir günün ne kadar teşekkür edilesi olduğunu. Bir baş ağrısıyla hatırlayabiliyor insan asıl kıymetli olanı, unuttuklarını. Başka bir şeyi daha hatırlıyor: “O zor anlarında kimin yanında olduğunu.”

Yanında olanlar

Bazen annesi bazen babası bazen kardeşi veya çocuğu. En yakın dostu ya da aynı yastığa baş koyduğu eşi. “Sahi nereden geliyor bu bağ?” diye düşünmeden edemiyor insan. Yanında yamacında onu merak edenlerin olması büyük bir lütuf aslında. Bir mesajla yanına koşanların olması çok değerli hissettiriyor. O ağrı bir şekilde geçer ama o süreçte kimlerin isimlerinin geçtiği çok önemlidir. Hastalıkta, zor anında, problem yaşadığında yanında kim olduğu hatırlanır. O anlarda en çok kim olursa o daha özel olur. İnsan çevresinde yine benzer kişileri bulur aslında.

Mutlu olduğunda seninle mutlu olacak, üzüldüğünde bir miktar içi sızlayacak. İnsan için ne kadar büyük bir lütuf aslında.

Bu zamanda;

İnsanların birbirini görmezden geldiği,

Herkesin sürekli kendinden bahsettiği, 

Dünya dursun ve herkes bana baksın dendiği,

Kimsenin bir başkası için emek vermek istemediği bu zamanda, ne kadar kıymetli yanında biri olması.

Çok kıymetli değil mi küçük dediğimiz ama asla küçük olmayan bu detaylar?

Karşılıklı emek vermek, insanları birbirine bağlayan bağdır. Samimi bir ilgi ister hayattaki ilişkiler. Hâl hatır sormak, tebessüm etmek, problemine çözüm aramak ister.

Üzülen eşine, elinden geldiğince çözüm arayan eş ya da babnın eve gelince “Su içtin mi? Bak su iyi geliyormuş kızım.” demesi gibi.

En çekilmez hallerimi bile çeken birileri var.” diyebiliyor insan o zaman. İnsanlar birbirlerine emek verdikçe, fayda gördükçe birbirlerine değer verir. Bu, bizi birbirimize görünmez bağlarla bağlar. Bu bağlar kolay oluşmaz ama oluştuğunda da kolay kopmaz. Zamanla birbirini bir arada tutan güçlü bir bağa dönüşür.

7 Yanıt

  1. Zor bulunan kıymetli bir hazine gibi günümüzde dostlarımız sevdiklerimiz olması,
    Kıynetini bilmek lazım, kaybetmeden önce değerini billmek lazım

    Loading spinner
  2. Geçmişte yaşadığım migren ataklarını düşündüm. Ağrılı geçen günlerin geride kalmış olması ne kadar şükredilesi bir duygu…

    Bir taraftan da o zor günlerde yanımda olanları ve aramızda kurulan güçlü bağları tekrar hatırlattı.

    Sevgi; sevdiğine emek vermekti, onu düşünmek ve ona neyin iyi geleceğini hissetmekti. Atakların hangi durumlarda şiddetlendiğini önemsemek, ona değer vermek ne kadar kıymetli bir bağ oluşturuyormuş meğer.

    Ne güzel bir hatırlatıcı ve şükredilesi bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık.

    Loading spinner
  3. İnsanın güzel bağlar kurması ne güzel. Bana bu bağların ne kıymetli olduğunu çağrıştırdı bu okuduklarım.

    Loading spinner
  4. Samimiyetin azaldığı şu zamanlarda ne iyi bir hatırlatıcı oldu. Görünmez bağlarımızı güçlendirmek gerçekten samimiyetten geçiyor.

    Loading spinner
  5. Annelerimizin meşhur lafı: Ben seni ne emeklerle büyüttüm. Bu sözü hatırlattı yazı bana. İnsan sahiden emek verdiği şeyleri ayrı bir seviyor.

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner