Soğuk kış günleri yerini bahara bırakıyor. Yanlarından geçerken bahar müjdesi çiçeklere takılıyor gözüm. Ne güzel görünüyorlar. Koca bir kışın geçtiğini ve her kıştan sonra baharın geleceğini anlatıyorlar adeta. İnsan bazen gözünün önündekini göremiyor ya; sanki o görevi de üstleniyorlar. Kokusuyla, rengiyle her yandan sararak. Yanlarından aceleyle geçip giden insanlara rağmen bunu yapmaya devam ediyorlar aslında.
Bugün bakmaya doyamadım yanından geçerken. Çiçekler ömrümden bir kışın daha geçtiğini söylüyor aslında. Yaşımı sorduklarında yuvarlak cevaplar verdiğimi fark ediyorum. Benim değil de akranlarımın yaşının sorulması kulağıma daha hoş geliyor. Dile gelmiyor belki ama yüzümdeki çizgileri anımsatıyor. Olsun, o haliyle de seviyorum, yaşanmışlığın bir parçası gibi geliyor.
Çocukların ne kadar hızlı büyüdüğünü anımsıyorum sonra. Düşe kalka yürümeye çalıştıkları halleri gözümün önüne geliyor. ‘Yetebiliyor muyum?’ endişeleri arasında kaybolduğumuz dönemlerdeyiz. Hani yaşarken hiç geçmeyecekmiş gibi gelen halleri vardı ya, geçti. Her şey bir süreliğine, hiçbir şey sonsuz değil. Aileyle geçirilen zaman, acılar, problemler, hepsi geçici.
Oysa en son gece uykusuzlukları azaldı diye seviniyordum.
Yere düştüğünde birazcık canı acıdığında; “Tamam, geçecek merak etme!” diyordum. Öyle kalmayacağını ümit ediyordum çünkü. İçten içe hiçbir şeyin olduğu gibi kalmadığını bilmek iyi hissettiriyordu.
Evliliğin ilk dönemleri de öyle değil miydi? Problem olarak gördüğüm şeylerin şimdi tebessümle hatırladığımı fark ediyorum. İncir çekirdeğini doldurmayacak sebepler tartışmaların arkasına saklanıyordu. Kendi kendime küsüp kendi kendime barışıyordum.
İnsan ömründe her mevsimi yaşıyor.
İnsan yaşarken hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor ama her gelen bahar geçmişe götürüyor. Bazen ailedeki sorumluluklar, çocukların büyümesi, büyük aile ilişkileri derken insan zorlanabiliyor. Şartların hep aynı olmadığını anımsıyorum. Ne çocukluğumun büyüdüğü evde ne de aile olmaya çabaladığım kendi evimde. Sahi “Ben hiç büyümeyeceğim.” diyen o çocuk bile büyüdü değil mi?
İnsan ömrünün evreleri de geçici, insan duyguları da. Her birimiz mevsimleri yaşamıyor muyuz sahi? Bazen kışlar beklediğimizden sert geçiyor. Birlikte bir sıkıntıyı göğüslemenin neden önemli olduğunu öğretiyor. Ailedeki herkes bu sıkıntıdan pay almalı diyor hayat. Anne baba ebeveynliğine göre, çocuk da çocukluğuna göre. Herkes gücü yettiği kadar elini taşın altına koyduğunda kara kışta ısınabiliyoruz. Bazen de bahar geliyor, yaşanılanların üstü kabuk bağlıyor. İnsana her şeyin ne kadar geçici olduğunu fısıldıyor.
Sahiden her şey geçiyor; iyisi de kötüsü de. Hayat sadece verdiğimiz tepkilere bakıyor. Geriye dönüp baktığımda bunu duymaya ne kadar ihtiyacım olduğunu hatırlıyorum. Çünkü insan yaşadıklarına verdiği tepkilere göre kalbinde çiçek açtırıyor. Ve kalbinde çiçek açtıran herkes yuvasına da iyi geliyor.